Atilla İlhan Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Atilla İlhan, Atilla İlhan Sözleri, Atilla İlhan Alıntıları, Atilla İlhan Sözleri ve Alıntıları, En Güzel Atilla İlhan Sözleri, Etkileyici Atilla İlhan Sözleri, Anlamlı Atilla İlhan Sözleri, Atilla İlhan Sözleri Facebook, Atilla İlhan Sözleri 2016


Sayfamızda Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen olan Atilla İlhan sözleri yer almaktadır. En güzel Atilla İlhan sözleri ve alıntılarını derlediğimiz sayfamızdan sosyal medya aracılıyla paylaşımda bulunabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz.


ATİLLA İLHAN SÖZLERİ

”İnanmakta geç sevmekte çabuktum.”

”Aydınlık neyin oluyor senin.”

”Ben sana mecburum bilemezsin.”

”Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir.”

”Canını kurtarayım derken vatanından olursun.”

”Türk aydını dediğimiz kişi, Batı’nın manevi ajanıdır.”

”Ben çocuklar gibi sevdim! Devler gibi acı çektim.”

”Acı bir tütün gibi yakıyor genzimi, senden uzak olmak.”

”Bekleme yapmayın! ‘Aşk’ını alan ‘acı’ya doğru ilerlesin.”

”Gel sevgilim gel, benim dünyama gel, çok zaman var içimde yerini hazırladım.”




”Bana ait ne varsa seni korkutuyor. Sana ait ne varsa hiçbiri benim değil.”

 

atilla i2a

”Mutluluk uzun sürmez mutlaka gündeliktir. Ölüme yenik düşen aslında korkuya yeniktir.”

”Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın.”

”Ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak, hiç doğmamayı isterdim ama bir kere doğmuşum ölmek yasak.”

”Sen şimdi yanımda yepyeni bir türkü gibisin, hiç görmediğim yıldızlar, gözlerine doğmuş bir büyüklük duygusu, dağlar gibi yüreğinde ah biz mutluluğu böyle aranıp duracak mıyız?”

”Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam, ay ışığında deniz akordeon solosu, pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam.”

”Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı, beni bulur bulmaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?”

”Yaşarken çektirdiler, şimdi doğumunu kutluyorlar.”

”Kolay diyorsun, gel bir de sen yaşa sensizliğimi.”

”Bana ait ne varsa seni korkutuyor sana ait ne varsa hiçbiri benim değil.”

”Ben hiç böylesini görmemiştim, vurdun kanıma girdin kabulümsün.”

”Ne vakit bir yaşamak düşünsem, bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız, fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem, sus deyip adınla başlıyorum, içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin hayır başka türlü olmayacak, ben sana mecburum bilemezsin.”

”Oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor usul usul. Adım sonbahar.”

”Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam, aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.”

”Geleceğim bekle dedi, ben beklemedim o da gelmedi, ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi.”

”Saatler bizim değil kitaplar bizim değil bizim değil yaşamak bizim değil hiçbir şey kendi dünyamızda yabancılar gibiyiz ya çok erken ya çok geç doğmadık mı sevgilim buna rağmen mutluluğa inanıyoruz.”

atilla i3a

”Ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları, başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün.”

”Sana gelirken hep ellerim ceplerimde gelirdim, olur da aşkımın elleri üşümüştür. Avuçlarımda ısıtırım diyerekten.”

”Hayat zamanda iz bırakmaz, bir boşluğa düşersin bir boşluktan. Birikip yeniden sıçramak için. Elde var hüzün.”

”İnsan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı.”

”Ben gidip başıma belâlar aramışım o kalıp Mevla’sını bulmuş.”

”Memleket bir kurtlar sofrasına döndü mü, isyan haktır.”

”Oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar.”

”Ne kadınlar sevdim zaten yoktular, yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular, bıraksam korkudan gözleri sislenir, ne kadınlar sevdim zaten yoktular, böyle bir sevmek görülmemiştir.”

”Adımla nasıl berabersem öylece beraberiz seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz ve sonra her zaman her ölümlüye aynı şartlar altında kısmet olmayan gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda.”

”Döndüm arkamı sana, sen sırtımdan vurmayı seversin, yüzüm ağır gelmesin…”

”Sanat, toplumsal bir çabadır; toplumdan gelir, topluma döner. Fakat gelenle giden aynı şey değildir.”

”İkimiz iki sap buğday olsak sen benim olsan, ben senin olsam bir gece vakti aklına gelsem uykunu tutsam bırakmasam seni kucaklasam, kucaklasam.”

”Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o bir yerin üşüse onun sıcaklığı öbürü en içten çağrını işitmiyor alıp tutmaksa o basıp gitmekse o bakışları kıyısız deniz uzaklığı.”

”İnsan olmanın bütün komplekslerini yenmiş, günü dipdiri yakalayan, hayatın anlamını çözmüş bir bilge insan; bir yol gösterici.”

”Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün.”

atilla i4a

”Gök yarıldıkça şimşeklerden soğuk aynalarda kilitliyim tırnaklarımdaki elektrikten su gibi erir iliştiklerim kıvılcımlar uçar kirpiklerimden.”

”Kimi zaman ellerini kırar tutkusu birkaç hayat çıkarır yaşamasından hangi kapıyı çalsa kimi zaman arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu.”

”Çoğu zaman üç beş kişi için yazdığımızı sanırız, onlar bizi okumazlar. Asıl seslendiklerimiz, hiçbir zaman tanımayacağımız, başka üç beş kişidir.”

”Gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım…”

”Aysel git başımdan ben sana göre değilim, ölümüm birden olacak seziyorum, hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. Aysel git başımdan seni seviyorum…”

”Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi aklımda tutuyorum, büyüdükçe büyüyor gözlerin, ben sana mecburum bilemezsin, içimi seninle ısıtıyorum.”

”Ne kadar yoksul ve çıplak görünürse görünsün ağaçlar, o kadar yakındır ilkbahar özsuyu yürümüş dallara uğultuyla bakarsak.”

”Beni de kırdılar ben artık küsüm, yağmurları yağmıyor ağaçlarıma sularından içmiyorum susadım ama beni de kırdılar soğuk bir ölüm.”

”Kestiremedik ne yaptığımızı kim olduğumuzu sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk köy köy bucak bucak memleket memleket.”

”Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün dağıtır gecelerim sarışınlığını uykularımı uyusan nasıl korkarsın, hiçbir dakikamı yaşayamazsın.”

”Beni koyup koyup gitme, n’olursun durduğun yerde dur, kendini martılarla bir tutma, senin kanatların yok düşersin yorulursun beni koyup koyup gitme, n’olursun.”

”Bu yollara düşecek adam mıydı çiçek yaptırmalar parfüm filan bu sefer yakasını fena kaptırdı Sevtap başını yiyecek anlaşılan boş versene, daha ölmedik ulan.”

”Hava soğuk olmalı, ağaçlar bütün duman, eğer bulabilirsen ölü bir kar getir, beyazlığı kalın bir su gibi uzayan. Bu gece yalnızım onlar gelmeyecek batan bu köhne şileb de ne işleri var.”

”Bana bir şimşek çak çok yanlış anlaşılmaktayım, hesabım yanlış bir mahkemede görülüyor içimdeki zemberek boşandı boşanacak, yaşamak mı gerek yoksa unutmak mı şaşırmaktayım.”

”Batık bir gemiymiş aşk limanında, kader bu deyip de avutma beni. Ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.”

”Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazımda düğümleniyorsa lokmalar, buluttan nem kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.”

”Son umut kırılmıştır, Kaf Dağı’nın ardındaki ne selam artık ne sabah, kimseler bilmez neredeler namlı masal sevdalıları, evvel zaman içinde kalbur saman ölür, kubbelerde uğuldar bâkî çeşmelerden akar Sinan an gelir Lâ İlâhe İllallah Kanunî Süleyman ölür.”

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir