incesoz.com
Kategoriler

Elif Şafak Sözleri

Paylaş
 

”Günler günleri kovalıyor. Günler günleri aynen tekrarlıyor. Yoruluyorlar. Yaşamaktan değil, yaşayamamaktan yoruluyorlar…”

”Yalnızlık onca saçın arasında beyaz bir saç teli gibi. Çektikçe çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyor.”

”Hayal gücümün geniş olduğunu söylerler. Saçmalıyorsun demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu.”

”Ey kendisinde kaybulmuş kişi! Bilmezsin, bedenin sana mezar olmuş, nefsini tanımadıkça, nefsin seni gömer olmuş.”

”Her insan huzur verir.. Kimileri gelince, kimileri gidince.”

elifş3

”Şeriat der ki: Seninki senin, benimki benim. Tarikat der ki Seninki senin, benimki de senin. Marifet der ki: Ne benimki var ne seninki. Hakikat der ki: Ne sen varsın, ne ben.”

”Tebeşirle çizilmiş bir seksek oyunu kadar uçucu bir çizgisi vardır hayatın. Farkında olmadan basıyorsun çizgiye. Kızıyorlar anında Yandın! diye atılıyorsun oyun dışına.”

”Yaşadığın hayatı sevmek için bir nedenin yoksa, seviyormuş gibi yapma.”

”Yaşadıkça düzelmiyordu hayat, tıpkı yaşlanmakla büyümediği gibi kişinin…”

”Başkalarının ne dediğini kafamıza takmaktan, hep ama hep başkalarını dinlemekten, kendi yüreğimizin fısıltısını duyamıyoruz.”

”Şimdi herkes sussun! Ve biraz da huzur konuşsun. Çünkü o, bugüne kadar hiç söz ettirmedi kendisinden.”

”Ne yöne gidersen git doğu, batı, kuzey ya da güney çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi sonunda arzı dolaşır.”

”Bir yere ulaşmadan, ulaşmayı dahi amaçlamadan, sırf gidebilmenin güzelliği için yollara düşebilir misiniz?”

”Önce diyorsun ki; Dünyada bir ben varım! Sonra: Bende bir dünya var! ve en nihayetinde; Ne dünya var,ne ben varım!”




”Ölü bebekler doğuran ve ölenlerin yasını bile tutmadan hemen yenilerine hamile kalan o herşeyi kapsayıcı , yutucu rahimdi zaman.”

”İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime.. Buralar çok karışık.. Kaç defa geldim.. Gene de hep kayboluyorum.”

”Rüzgârı dilediğim gibi değiştiremem ama yelkenlerimi ayarlayabilirim daima varmak için istediğim limana.”

”Güzel günlüklerim vardı. Bir de, asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim.”

”Kaç kitap okuyunca alim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok; Kaçta kalınca azdı rakamlar..?”

”Bir anın doğması için, bir anın ölmesi gerekir. Yeni bir “ben” için eski bir ben’in kuruyup solması gibi…”

”Bir mesafe olmalı. Düşmanınla senin aranda, yediğin darbeyle iç organlar arasında, bireyle toplum arasında, geçmişle bugün arasında, anılarla vicdan arasında… Bu hayatta yaptığın ya da hissettiğin her şeyde bir mesafe olmalı. Mesafe seni korur…”

”Özgürlük çıkış kapılarının gümüşi aralığında.”

”En zoru da; Yüreğinde söyleyemeyeceğin sözlerin kalmasıdır…”

”Yabancı, isminin bir ya da birçok bölümü gölgede kalan insandır.”

”Baykuş; kanarya beslermiş amcalar, teyzeler. Kumruları sever, kartalları över, güvercinleri uçurur, kargaları kovar, papağanları konuştururlarmış. Oysa çocuk baykuşları severmiş. “Uğursuz kuş o. İsmini anma, damına çağırma.” dermiş teyzeler, amcalar. Uğursuz kuşmuş baykuş; gece gördüğü, geceyi gördüğü için.”

”Kitap hâlâ kutsal benim için… Kelime hâlâ mühim ve harf hâlâ muamma.”

”Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını..”

”Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yolunu bulamamaktan değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerinde bulamamaktan değil; bir kendini bulamamaktan, bulduğunda korkmaktan korktu…”

”Zaman ağırlaşır, zaman hantallaşır. Doğallık kaybolur, konuşmalar yapaylaşır. Söylesem dünya durur, bir daha hiçbir şey aynı olmaz.”

”Uzaklaşırsın. Yol seni nereye götürürse. Yazı seni nereye sürüklerse. Burnunda bir sızı. Ne de olsa her yolculuk geri dönememe ihtimalini taşır bağrında.”

elifş4

”Sanki içimde başkalarından değil de, esas benden gizlenen bir sır taşımaktayım.”

”Sen değişirsin. Bir başka hal gelir üzerine. Bir beklenti, bir istek, bir kıvanç, gizliden gizliye bir kibir siner bakışlarına.”

”Ne kadar silersen sil ya yırtılır defterin. Yada izi kalır cümlelerin.”

”Güzel günlüklerim vardı. Bir de, asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim.”

”Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Halbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az…”

”Neden baktın neyi geride bıraktığına ? Söylesene, insan terk ettiği şeye neden dönüp bakar son defa.”

”Şarkı üç dakika yirmi saniye ama tekrar tekrar çalınırsa sonsuza kadar sürebilir.”

”Yuvayı dişi kuş kurar lafı yanılsamadır.çünkü her dişi kuş her mevsim yeni bir yuva yapa yapa yaşayıp gider. kurduğu kadar terketmesini de bilerek. ömür boyu aynı yuvada kalan kuş yoktur.”

”Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen HİÇ ol.Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.”

”Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. sadece çıkmak istiyorum. çıkmak da değil, çıkabilmek. ben o ihtimali seviyorum. seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.”

”Katillerimin yüzlerini seçemiyorum; isimlerindense geride harfler kalacak sadece.”

”Kelime cömerdi duygu cimrisi bugünün insanı. Konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini.”

”Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.”

”Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır edep.. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır.. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep.. İnsan ayrımı yapmamaktır.. Aşırılığa gitmemektir.”

”Bürokratik düzenlemeler, evli çiftlerin bebeklerini kurtarmak için gösterdikleri özeni evlilik dışı doğan bebekler için göstermiyordu anlaşılan. Babasız bir çocuk neticede bir piçti ve İstanbul da bir piç, sallanan bir diş gibi her an düşmeye hazırdı.”

”Ölüm sahiciliğini yitiriyor kayıplar istatistiklere, çatışmalar haberlere dönüştüğünde.”

”Binlerce kelime, onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş. Susuyorum konuşmam gereken yerlerde; dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse. Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.”

”Boş zamanlarında ya da yalnız kaldıklarında kendilerini kanatan insanlar vardır. Elleri, dizleri, yürekleri görünmez yara bantlarıyla, sargılarla kaplıdır. O görünmez yaraları görebilmek için, onlardan biri olmak gerekir…”

”Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeye görsün bir kere, artık hep sedefsi bir yırtıkla bakacaktır cümle aleme.”

”Kaç hayat yaşayınca yorulur insan? Kaç seneden sonra yaşlı, Kaç hezimetten sonra bezgin, Kaç sevdadan sonra kalpsiz, Kaç kelimeden sonra lâl olur kişi?”

”Bir insana sırrınızı verdiğinizde, özgürlüğünüzü de verirsiniz.”

”En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.”

”Bazen böyle birdenbire yaralanı veririz. Ama her yara iyileşir. Eninde sonunda kabuk bağlar, üstünü kapatır. Gözlerden saklanır. Çünkü hiçbir yara görülmek istemez.”

”İnsan nasıl ağzındaki yiyeceğin tadını kaybetmemek için yeni bir şey yemek istemezse, o da gözlerinin en son gördüğü görüntüyü kaybetmemek için yeni bir şeyi görmeyi istemiyordu aslında.”

”Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yollarını kaybetmekten değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil, bir kendini bulmaktan, bulduğundan korkmaktan korktu.”

”Evrendeki her cisim, ne kadar albenisiz ya da ehemmiyetsiz görünürse görünsün, bir başka şeye yanıt olsun diye yaratılmıştı. Derdin olduğu yerde deva da vardı, üstelik şaşırtıcı yakınlıkta. Mesele görebilmekti.”

Bu yazı 104 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar
BİZİ TAKİP EDİN
BİZİ TAKİP EDİN
%d blogcu bunu beğendi: