incesoz.com
Kategoriler

Franz Kafka Sözleri

Paylaş
 

SAYFA İÇERİĞİ: Franz Kafka, Franz Kafka Sözleri, Franz Kafka Sözleri ve Alıntıları, Franz Kafka Alıntıları, Franz Kafka Özlü Sözleri, Franz Kafka Etkileyici Sözleri, En Güzel Franz Kafka Sözleri, Etkileyici Franz Kafka Sözleri, Franz Kafka Sözleri 2016


Sayfamızda modern dünya edebiyatının ikonik ve özgün yazarlarından Franz Kafya’ya ait sözleri ve alıntıları bir araya getirmeye çalıştık. Sayfamızda yer alan Çek yazar Franz Kafka’ya ait sözleri sosyal medya hesabınızdan yayımlayabilir sevdiklerinize mesaj yoluyla iletebilirsiniz. Sizlerde Franz Kafka’ya ait sözlerden beğendiklerinizi yorum bölümünden bizlere ulaştırarak yayımlanmasını sağlayabilirsiniz.


FRANZ KAFKA SÖZLERİ

 ”Ama bütün dumanların altında ateş vardır.”

”Bilgeliğin başladığına ilk işaret ölmek isteğidir.”

”Dünya yeterince kötü, insanlar da bu kötülüğü ellerinden geldiğince arttırıyorlar.”

”Mutluluk başınızın üstünde dolaşıyordu, ama siz onu çekip aşağı almayı beceremediniz.”

”Bir dayanak olmaktan çıkınca özgürleşir ruh ancak.”

”Kendimden başka hiçbir eksiğim yok.”

”Sanatımız, gözümüzün gerçekle kamaşmasıdır. Geri geri kaçan ucube maskelere vuran ışıktır gerçek, başka bir şey değil.”

”Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?”

”Şeytanları tarafından işkence edilen insan farkında bile olmadan öcünü en yakınından alır.”

”Nasıl yaşanırsa, öyle ölünür.”

”Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır.”

franzkafka2

”Umut olmasına var. Sınırsız denecek kadar çok umut var. Ama bizim için değil.”




”Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.”

”İnsan aynı anda iki şey olabilir: Dostunun güzel bir rüyası ve kendi korkunç gerçekliği.”

”Bir kafes, kuş aramaya çıkmış.”

”Aylar sonra ilk defa gözlerim bir işe yarayacak, seni görerek.”

”Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamaktır mutluluk.”

”Soğuk kibirden zerre kadar akıl çıkmaz.”

”Eğer bir hedefiniz varsa ama ona ulaşma yolunu göremiyorsanız, o yolun adı ‘tereddüt’ tür.”

”Belki bir şeylere sahipsin, ama kendi varlığın yok savına verdiği cevap, bir titreme ve yürek çarpıntısı oldu sadece.”

”Gerçek düşmandan sınırsız bir cesaret akar içinize…”

”Kötüye bir kere kapılarını açmaya gör, kendisine inanılmasını beklemez artık.”

”Kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran bir balta olmak zorundadır.”

”İnsan aslında sahip olduklarının bilincinde olmayan bir kapitalist.”

”Kendini insanlığa bakarak sına. Şüphe edeni şüpheye, inananı inanca götürür bu.”

”Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?”

”Olumsuz davranışlarda bulunmak bizden istenir, olumlu davranışlar ise zaten bizimdir.”

”En kötüsü de sahip olmadığın şeylere, ait olmandır.”

”İstasyonda bana bakan yüzünü düşündüm, unutamayacağım bir doğa olayıydı bu…”

”Mümkün olduğunca az üzül ki beni de mümkün olduğunca az üzmüş ol.”

”Gözlerinizden, geçmiştekinden çok gelecekteki bir savaş okunuyor.”

”Aylar sonra ilk defa gözlerim bir işe yarayacak seni görerek.”

”Her şeye rağmen senin yanında kendimi iyi hissediyorum…”

”Bu gecede sana mutlu uykular dilerken her şeyimi sana veriyorum bir solukta! Benim mutluluğum sende erimektedir.”

”Sonsuzluk olsam bile kendimin içinde çok darım.”

”Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı.”

”İyi, bir bakıma rahatsızlık vericidir.”

”Mantık istediği kadar sarsılmaz olsun, yaşamak isteyen bir adama direnemez.”

”Sana yazarsam uyuyamıyorum ve bitkin oluyorum. Yazdığımda ise yaşadığım tedirginlik ve korku beni çatlatıyor.”

”Bu değerbilmezliğe, dünyanın değerbilmez oluşuna karşı koymak mümkün değildi.”

”Seninle dünya arasındaki bir kavgada dünya üzerine bahse gir.”

”Sonbaharda bir yol gibi: temiz pak süpürüyorsun, sonra yol bir kez daha kurumuş yapraklarla örtülüyor.”

”Cevap vermek için çok yorgunum, aşktan, kederden, çaresizlikle cebelleşmekten o kadar yorgunum ki.”

”Paltomu bile taşımakta zorlanırken dünyayı nasıl taşırım.”

”Sen benim için her şeyin ölçütüydün.”

”Aylaklık bütün kötülüklerin kaynağı, bütün erdemlerin tacıdır.”

”Kendini insanlığa bakarak sına. Şüphe edenin şüphesini, inananın inancını besler bu…”

franzkafka3

”Dünyanın acılarından uzak tutabilirsin kendini, bu sana kalmış olup doğana uyar, ama tam olarak bu uzak duruş belki kaçınabileceğin yegane acıdır.”

”Kapımın eşiğinden atılan mektuplarının üzerinden atlıyorum her gün. Açmıyorum, okumuyorum. Daha fazla özleyeyim diye.”

”Yaşamın daha başlangıcında iki ödev: Giderek çevreni daraltmak ve kendini bu çevre dışında bir yerde gizleyip gizlemediğini sürekli denetlemek.”

”Eski bir latife: Dünyaya bırakmamacasına yapışır, sonra dünyanın yakamıza yapıştığından yakınırız.”

”Mantık istediği kadar sarsılmaz olsun, yaşamak isteyen bir adama direnemez.”

”Bu dünyada cezasız kalmayacak bir şey varsa, o da manevi meselelerde kullanılan hesap ve rakamlardır.”

”Yüreğimin kuytusunda birazcık küslük bulunsun size karşı dengeyi sağlar.”

”Ev halkını koruyan Tanrıya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir!”

”Kendini sonsuz küçültmek ya da sonsuz küçük olmak. Birincisi mükemmellik yani eylemsizliktir; ikincisi başlangıç yani eylemdir.”

”Her gün yazılan mektuplar insanı güçlendirmek yerine zayıf düşürüyor; eskiden mektubu bir dikişte içip bitiriyor ve aynı anda hem on kat güçlenip hem de on kat susuyordum.”

”Hedef var, ama yol yok; yol dediğimiz şey tereddütten ibaret.”

”Adaletin hareket etmemesi gerekiyor, aksi halde terazi sallanır ve doğru ölçemez.”

”Belirli bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. İşte bu noktaya erişmek gerekir.”

”Bence istediğin zaman yalnız kalabilmek mutluluğun en önemli nedenlerinden biridir.”

”Her şey bir aldatmacadır: En az yanılmaya bakmak, normal ölçüler içinde kalmak, en aşırının peşinden gitmek.”

”Kötünün elindeki en ayartıcı silah, savaşa çağrıdır. Kadınlarla yapılan savaşa benzer ki sonu yatakta biter.”

”Ölümün olduğu bu dünyada hiçbir şey ciddi değildir aslında…”

”Yine de gönderiyorum sana merhabamı, ne olur ki. Gerekirse kapının önünde düşüversin yere, belki daha da güçlenerek kalkar.”

”Ama üzüntü demek; gece gündüz, uykuda olsun, uyanık olsun, vücuduna saplanmış bir oku taşımak demek. Çekilir şey değil bu.”

”Gerçek bölünemez, bu yüzden kendini tanıyamaz; her kim onu tanımak isterse bir yalan olmak zorundadır.”

”Ben’i işaret eden her şeyin içinde sıkışmış duyumsuyorum kendimi: Sonsuzluk olsam bile kendimin içinde çok darım.”

”Günah her zaman açıktan açığa gelir ve aranda duyularla kavranabilir. Kökleri üzerinde yürür ve tanınmak için sökülüp çıkarılması gerekmez.”

”Evet sen temelde iyi kalpli yumuşak bir insansın,ama her çocuk o iyiliği bulana kadar arayacak sabır ve korkusuzluğa sahip değildir.”

”İyiler uygun adım yürür. İyilerin varlığından habersiz olan başkaları onların çevresinde dans eder, zamanın oyununu oynarlar.”

”Kıskanmıyorum sanma, hayır kıskanmıyorum, ama ya dünya çok küçük, ya biz çok iriyiz, sığamıyoruz. Hem kıskandığım kim ki!”

”Yaşama başladığın anda iki görev; sınırlarını her an daraltmak ve bu sınırları aştığın anlarda da gizlenmeyi başarıp başaramadığını her an sorgulamak.”

”Evlenmek, bir aile kurmak, gelecek tüm çocukları kabullenmek, onları bu güvensiz dünyada yaşatmak ve hatta biraz da yol göstermek, benim inancıma göre bir insanın başarabileceği en yüce şeydir.”

”Kötü’nün elindeki en etkili ayartıcı silahlardan biri, savaşa çağrıdır. Bu, kadınlarla yapılan savaşa benzer, sonu yatakta biter.”

”Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerleyebildiğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.”

”Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum; tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak.”

”Duvar kendisine çakılmak üzere olan çivinin ucunu nasıl hissederse, o da şakağında öyle hissetti. Dolayısıyla hissetmedi.”

”Kötü, bazen insanın elinde bir alet gibidir; bilinsin ya da bilinmesin, eğer insan bunu yapmak istiyorsa, kaldırılıp bir kenara konulmasına ses çıkarmaz.”

”Beni kıskıvrak yakalayan bir şeyin, sana dokunması bile gerekmez ya da tersi; senin için masumiyet olan şey, benim için suç olabilir ya da tersi; sende hiçbir etki yaratmayan şey, benim mezarım olabilir.”

”İnsan gerçekten asılırsa ölür ve her şey biter. Ama asılması için yapılan bütün hazırlıkları yaşamak zorunda bırakılır ve ancak ilmek yüzünün önünde sallanırken affedildiğini öğrenirse, bütün hayatı boyunca bunun eziyetini çekebilir.”

”Düşünceleri fazla dikkate almamalısın. Yazı değişmez, düşünceler ise çoğu kez sadece yazı karşısındaki aczin ifadesidir.”

”Doğru yol yüksekte değil, yerin hemen üzerinde gerili bir ip boyunca ilerler. Üzerinde yürünmek değil de, insanı çelmelemek içindir sanki.”

franzkafka4

”İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet’ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar.”

”Bir topluluğu kontrol etmek, bireyi kontrol etmekten kolaydır. Bir topluluğun ortak bir amacı vardır. Bireyin amacı ise her zaman için şaibelidir.”

”İnsanoğlunun gelişiminin dönüm noktası süreklilik arz eder. Devrimci düşünsel hareketlerin geçmiş bütün her şeyin geçersiz olduğunu ilan etmeleri bunun için doğrudur – henüz hiçbir şey olup bitmemiştir çünkü.”

”Dalgaların bir su damlasını kaldırıp kıyıya atması, denizdeki ezeli dalgalanma olayını asla engellemez; hatta denizdeki dalgalanma, kıyıya atılan damlaya borçludur varlığını.”

”Daha önce dedim ya, herkes gibi. Hem bunu yalnız senin hesabına yapıyorum; benim dostum olarak kalman için kendi ruhumun yaralanmasını kabulleniyorum.”

”Kuşku altında olan için hareket, hareketsizlikten iyidir, çünkü hareketsiz duran, kendisi de bilmeksizin, hep bir terazinin kefesinde olabilir ve günahlarıyla tartılabilir.”

”Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, şimdiyse soru sorabileceğime nasıl inanabildiğimi anlayamıyorum. Ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyorum sadece. Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamak ne büyük bir mutluluktur.”

”Üzüntü, özlem, yaşama olan bu bağlılığımla nasıl çıldırmıyorum daha? Çok yalnızım, dilsizlerin yalnızlığına benziyor yalnızlığım, onun için hoş görün bu gevezeliğimi, dinleyecek birini bulunca boşalttım içimi, susamazdım daha.”

”Yalnızca aptal oldukları için bu denli kendilerinden emin konuşabiliyorlar. Dengim olan bir insanla konuşacağım birkaç sözcük, her şeyi bunlarla yapılacak en uzun konuşmalarla karşılaştırılamayacak ölçüde aydınlatacaktır.”

”Gelme. Bir gün gerçekten ihtiyacım olduğunda ve senden gelmeni istediğimde, hemen geleceğin umudu kalsın bende, ama şimdi gelmesen daha iyi, çünkü yine gitmek zorunda kalacaksın.”

”Anlık sorunlara o denli odaklanmışlardı ki, gözlerinin önündeki gerçekleri bile idrak edebilmekten aciz bir duruma gelmişlerdi.”

”Açgözlülük derin bir mutsuzluğun en şaşmaz belirtilerinden biridir; her şeye karşı o kadar güvensizdim ki, yalnızca elimde ya da ağzımda tuttuğum veya oraya doğru giden şeye gerçekten sahip olabilirdim ve benzer bir durumda olan Elli tam da onu alırdı benden.”

”Kuramları kullanarak, dünyayı dışarıdan bir müdahale ile çökertmek mümkündür; ne var ki, insan o çöküntünün içine düşmekten kurtulamayacaktır. Kendini ve dünyayı aynı gerçeklik durumunda, dinginlik içinde tutmak ancak içeriden başarılabilir.”

”Açık denizlerin dibinde basınç olmayan hiçbir yer yoktur, seninle olmanın da baskısı da var ama yaşamın kendisi başlı başına bir sıkıntı ve bu beni hasta ediyor. Yaşamaya zorlanırken, insanlara tahammül edemediğimi ve kendimden utandığımı düşündüm ama şimdi sen bana, benim için katlanılmaz olanın yaşamın kendisi olmadığını gösterdin.”

”Dünyanın pisliğiyle sıvanmış gözlerimizle bakınca, bir tünelde kaza geçirmiş tren yolcularına benziyoruz: Kazaya uğradığımız noktadan tünelin ucundaki ışık seçilemiyor, o ışık öylesine küçük ki, seçebilmek için bir an ara vermeden bakmanın sürdürülmesi gerek, üstelik tünelin ucunun varlığı da kesin değil.”

”Odanda seni her gün gören dolap olsaydım keşke. Koltukta oturuşunu, mektup yazışını, yatmanı, uykuya dalmanı seyrederdim. Ama iyi ki de değilim, çünkü son günlerde çektiğin acıları, Viyana’dan ayrılışını izleseydim kederden yere yıkılırdım.”

”Bu öyle bir savaştır ki, bir an bile, hiçbir evresinde sırtını sağlama alamazsın. Bu bilinir ama hep unutulur. Unutulmadığında bile, bir an olsun soluklanabilmek için sırtını sağlama alma arzulanır, üstelik asla cezasız bırakılmayacağı bilinmesine rağmen denenir.”

”Dinlerin varoluşu, bireyin daima iyi kalmasının olanaksızlığının kanıtı değil midir? Yalvaç kendini İyi’nin içinden çekip alıyor, ete kemiğe bürünüyor. Bunu diğer insanlar için mi yapıyor, yoksa ancak onlarla birlikteyken yine iyi olarak kalacağını sandığından mı? Yoksa dünyayı sevmek zorunluluğundan ancak dünyayı yok ederek kurtulabileceğini bilmesinden mi?”

”Bilgeliğin başladığına ilk işaret, ölmek isteğidir. Bu yaşam dayanılmaz görünür, bir başkası ise erişilmez. İnsan ölmek istediği için utanmaz artık; nefret ettiği eski hücresinden alınıp ilk işi nefret etmeyi öğrenmek olacağı yeni hücresine konulmak için yalvarıp yakarır. Bunda belirli bir inancın kalıntısı da etkilidir; taşınma sırasında efendi koridorda görünecek, tutukluya şöyle bir bakacak ve diyecektir ki: “bu adamın yeniden hücreye kapatılmasına gerek yok. O bana geliyor artık.”

Bu yazı 20 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar
BİZİ TAKİP EDİN
%d blogcu bunu beğendi: