İmam Şafii Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: İmam Şafii, İmam Şafii Sözleri, İmam Şafii Öğütleri, En Güzel İmam Şafii Sözleri, İmam Şafii Sözleri Kısa, İmam Şafi Sözleri Facebook, Dini Sözler, Dini öğütler


imamşafi1abİMAM ŞAFİİ SÖZLERİ ve ÖĞÜTLERİ

İslam Hukuku bilgini olan İmam Şafii aynı zamanda Şafii mezhebinin kurucusudur. Asıl adı Muhammed bin İdris bin Abbas olan İmam Şafii sahabeden olan dedesinin dedesinin ismiyle ünlenmiştir. Sayfamızda İmam Şafii’ye ait dini sözler ve dini öğütler bir araya getirilmiştir. Yer alan sözleri sosyal medya aracılığıyla  paylaşabilir, önemsediğiniz kişilere mesaj yoluyla iletebilirsiniz.


”Hakkı doğruyu kim söylerse söylesin kabul ediniz.”

”Sırrını saklamasını bilen, işinin hakimidir.”

”Müslümanların önderi İmam-ı Âzam Ebu Hanife, memleketleri ve içerisinde yaşayanları, ilmiyle verdiği hükümlerle süsledi. Doğuda, batıda ve Kufe’de onun bir eşi yoktur. Allahü Teâlâ ona ebediyen rahmet eylesin.”

”Ufak bir yanlış hareketinle üzülecek, darılacak kimseye çok güvenme.”

”Bir kimseyi affedip, ona kin tutmadığım zaman, düşmanlık düşüncesinden kendimi rahata kavuşturdum.”

”Sana gelene sen de git. Sana kötülük ve eziyet edene sen eziyet etme.”

”Haksız sözleri tasdik eden, dalkavuk ve iki yüzlüdür.”

”İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü, ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır.”

”Bir kavmin büyüğünün ilmi yoksa, herkes ona yönelip geldiği zaman o küçüktür. Kavmin makam ve mertebe sahibi olmayan ve ilim sahibi olan küçüğü, ilmi meclislerde kavmin büyüğüdür.”

”Bütün düşmanlıkların sevgiye dönüşmesi umulur. Fakat hasedden dolayı olan düşmanlık böyle değil.”




”İki kişinin, darıldıktan sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması, münafıklık alametidir.”

imamşafi2

”Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur.”

”Gururlanıp böbürlenmek, adi ve bayağı kimselerin vasfıdır.”

”Kimin düşüncesi, arzusu, maksadı yemek içmek (dünya) ise; kıymeti, bağırsaklarından çıkardığı kazurat kadardır.”

”Sadık dost ve halis kimya az bulunur, hiç arama.”

”Allahü teâlâyi bilen necat (kurtuluş) bulur. Dininde titizlik gösteren, kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur.”

”Sadık dost, arkadaşının hüzün ve sevinçte ortağı olandır.”

”Âlimlerin güzelliği, nefislerini ıslah etmeleridir, ilmin süsü, şüpheli şeylerden sakınmak, yumuşak olup, sertlik göstermemektir.”

”İlim öğren, kimse âlim olarak doğmaz, ilim sahibi ile cahil bir olmaz.”

”Dostlar ile yapılan sohbetten sevimli bir hareket yoktur. Dostların ayrılığı kadar da gam ve keder veren şey yoktur.”

”Sefih ve cahil bir kimse konuşunca ona cevap verme. Sükut, ona cevap vermekten daha hayırlıdır.”

”Hiç bir vakit yoktur ki, ilim mütalaası, hüzün ve kederi yok etmesin, ilmi mütalaa, kalbin en ince ve en gizli noktalarını harekete geçirir, insanda yüce duygular uyandırır.”

”Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir.”

”Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır.”

”İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla.”

”Sadık dost, arkadaşının hüzün ve sevinçte ortağı olandır.”

”Dünyayı ve Yaradanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.”

”Başkalarını senin yanında çekiştiren, senin bulunmadığın yerde de seni çekiştirir.”

”Sefih kimselerle düşüp kalkmayı bıraksın, kötü kimselerle düşüp kalkmasın.”

”Senden görüşünü istemeyene, görüşünü verme. Çünkü böyle yaparsan, övülmediğin gibi, görüşün de o kimseye fayda vermez.”

”Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)den sonra insanların en üstünü Hz. Ebu Bekir, sonra Hz. Ömer, sonra Hz. Osman, sonra Hz. Ali’dir.”

”Ey insan, dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır. Kabirlerde, kahraman ve cesur kimselerin bile kendileriyle karşılaşmaktan çekinip, dilinin kurbanı giden nice kimseler vardır.”

”Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Asbabının yolunda olmayanı havada uçar görsem, yine doğruluğunu kabul etmem.”

”Başımda ağaran saçların ortaya çıkmasıyla, nefsimin ateşi sönüp gitti. Başımda beyaz saçların yanmasıyla, benim gecem oldu. (Çünkü bunlar, ölümün habercileri idi) ihtiyarlığın habercileri yanaklarıma indikten sonra, ben nasıl rahat yaşarım, insanın ömrünün en iyi kısmı, ihtiyarlıktan öncekidir. Halbuki, gençliği yok olan bir nefs, yok olmuş demektir, insanın rengi sararıp, saçları ağardığı zaman, güzel ve tatlı günleri de, o güzellik ve tatlılığını kaybeder. Yeryüzünde büyüklenerek yürüme. Çünkü, bir müddet sonra bu yer, seni de içine çekip alacaktır.”

”Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez.”

”Hizmet edene, hizmet edilir.”

”Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır.”

”Dünyada arsız kimseyle arkadaş olmak, ahirette insanı mahcub eder.

”İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır.”

”Allahü Teâlâyı sevdiğini söylersin, halbuki, ona isyan edersin. Böyle sevgi olmaz. Eğer sevginde samimi olsaydın, Allahü Teâlâya itaat ederdin. Çünkü seven, sevdiğine itaat eder.”

”Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde hased ve kin taşıyanlardır.”

”Kendini bilmeyene ilim öğreten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Layık olandan ilmi esirgeyen de, zulmetmiş olur.”

”İnsanları tamamen razı ve memnun etmek çok zordur. Bir kimsenin bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün değildir. Bunun için kul, daima Rabbini razı ve memnun etmeye bakmalı, ihlas sahibi olmalıdır.”

”Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Madem ki böyledir, o halde Allahü teâlâya itaat edenlerle beraber bulun, onları sev.”

”Dünyada zahid ol, dünya malına bağlanma! Ahireti isteyici ol, onun için çalış! Her işinde Allahü teâlâyı hatırla. Böyle yaparsan, kurtulmuşlardan olursun. Ruhsat ve te’viller ile uğraşan âlimden fayda gelmez.”

”İlim öğrenmek için üç şart vardır: Hocanın maharetli, talebenin zeki olması ve uzun zaman.”

”İlim öğrenmek, nafile ibadetten üstündür.”

”Öğrenmenin acısını bir müddet tatmayan, hayatı boyunca cehaletin zilletini yudumlar.”

”İlmi, kibirlenmek, kendini büyük görmek için isteyenlerden hiçbiri felah bulmuş değildir. Ama ilmi tevazu için, âlimlere ve insanlara hizmet için isteyen, elbette felah bulur, kurtulur.”

”Biri İmam-ı Şafii’den nasihat isteyince buyurdu ki: “Senden daha çok malı ve parası olan kimseyi kıskanma. O malına ve parasına hasretle ölür. İbadeti ve taatı çok olan kimselere gıpta et. Yaşayanlar da sonunda ölecekleri için, onların dünyalıklarına özenmeye değmez.”

”Dünyanın sevinci de, kederi de, bolluğu da, darlığı da devamlı değildir. Kanaatkâr bir kalbe sahip olduğun zaman, sen ve dünyaya sahip olan kimse eşitsiniz. Ölüm, kimin yanına gelirse, artık onu ölümün elinden kurtaracak ne yer ve ne de gök vardır. Gerçi Allahü teâlânin yarattığı şu yeryüzü geniştir. Fakat, bir kere Allahü teâlânin hükmü gelince, feza bile dar gelir. Ölümün asla devası (ilacı) yoktur.”

”Kalbine ilahi bir nur penceresinin açılmasını isteyen şu dört şeyi yapsın: 1- Günün belli bir vaktinde yalnız kalsın ve huzura dalsın. 2- Midesini pek fazla doyurmasın. 3- Sefih kimselerle düşüp kalkmayı bıraksın, kötü kimselerle düşüp kalkmasın. 4- İlimleriyle yalnız dünyalık arzu eden kimselere yaklaşmasın.”

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir