Kemal Tahir Sözleri

SAYFA  İÇERİĞİ: Kemal Tahir, Kemal Tahir Sözleri, Kemal Tahir Kısa Sözleri, Kemal Tahir Sözleri ve Alıntıları, Kemal Tahir Alıntıları, Kısa Kemal Tahir Sözleri, Kemal Tahir Sözleri Facebook, En Güzel Kemal Tahir Sözleri, Kemal Tahir Sözleri 2016


kemaltahir1aKemal Tahir Sözleri ve Alıntıları

Sayfamızda 1910-1973 yılları arasında yaşamış Türk edebiyatının en üretken isimlerinden Kemal Tahir’e yer verdik. Kemal Tahir’e ait sözleri ve alıntıları bulabileceğiniz sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesabınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz.


”Neyi niçin aradığını önceden bilemiyorsan, hiçbir yerde, hiçbir şeyi bulamazsın. Yanıldığının ispatını bile.”

”Eski zaferlerden çok bahsediliyorsa, artık yeni zafer ümitleri kalmamış demektir.”

”Korkuların bulunduğu yerde, bildiğimiz toplumsal suçluluk duyguları vardır. eğer bu böyle olmasa, bütün bir toplumu, delilikle, ruh hastalığına tutulmuşlukla nitelemek gerekir.”

”Sanatçının politika yapması, iyi sanat yapmasıyla mümkündür.”

”Zenginlerin, şu zenginlerin kızları hiç mi kötülük etmez? Kadınları hiç mi hovarda taşımaz? Neden hep fıkaralar namus uğruna katil oluyorlar?”

”Tarihten kaçmak, namustan, doğruluktan, bilgiden kaçmaktır.”

”Sanata en büyük sahtecilik, milli kalıplara yabancı özler doldurmakla olur.”

”Yığını anlamak insanı anlamak değildir. İnsanı anlamayınca yığını anlıyorum sanmak, kendini aldatmaktır.”

”Yiğitlik eskiden bir çetinse, şimdilerde on çetindir. Çünkü çöküntü çağındayız. At izi, it izine karışmıştır. Ülke devletsiz, devlet sahipsizdir.”

”Görmek bile nispidir. Kaşınan yeri parmak, gözden iyi görür.”

”Büyük bir tarihi olmayan, böyle büyük bir tarihe dayanmayan toplumlar, hiç bir şart altında, bir büyük milli edebiyat-sanat yaratamazlar, böyle büyük bir edebiyat ve sanat yaratamadıkça da dünya edebiyat ve sanatının vardığı çizgiye katiyen ulaşamazlar.”

”Bu dünyada alınıp satılan malların en eskimezi: kadın eti! Bir de: yalan!”

”Şairlerini gerçekten seven, onlara gerçekten saygı duyan bir toplumun, hele bu toplumu idare eden, bu toplumda etkisi bulunduğu bilinen güçlerin ödevi, şairlerinin kusurlarına bakmamaktır.”

”Aldanmak ehemmiyetsiz bir cezadır. Aldatmak mühim bir azap.”

”Uykunun da bir çeşit kurtuluş sayıldığı zamanlara lanet olsun!”

”Hürlüğünün hiç aşınmayan iki ana dayanağı vardır: çile çekme gücü. Azla yetinebilme alışkanlığı. Bu iki zenginliğini hiçbir kumarcı, hiçbir oyunda kaybedemez.”

”Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar, ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz; yolunu ona göre seç.”

”Aslanın ölüsüne karşı söylenenler, dirisine karşı söylenemeyenlerdir.”

”Eğer beni bu iddia ile yargılayanlar o dönem gelip kitaplığımı inceleseler idi, kitaplarımın çoğunun Turancılık üzerine olduğunu görürlerdi.” (Harp okulu olayında asker içinde komünizmi yaymak iddiası ile yargılanıp ve mahkum olmasının ardından ettiği söz.)

”Kadın güzel olmaya mecburdur ama, bütün meziyeti bundan ibaret olmamalı.”

”Atom gücü, süper devletleri, dünyanın efendisi yapacak yerde, kendi icat ettikleri zincirlerle kendi kollarını bağlayan avanak maymunlara çevirmiştir.”

”Seni bilmem ama, ben usandım, mucizeler memleketi vatandaşı olarak yaşamaktan. Hem mucizeden mucizeye hopluyoruz, hem kıçımızda donumuz yok.”

”İnsan bir kere tek başına kalmaya görsün! Nerede olsa tek başınadır. Meydan savaşında bile.”

”İyilik yaramaz bu bizim avanak milletimize. Evet millet değil, illet.”

”İslamın şartı beş, marksizmin şartı birdir; o da haddini bilmektir.”

”Rüzgar, ağaçlarla beraber, karanlığı da koparıp sürüklemek istiyormuş gibi azgın azgın esmeye başlamıştı.”

”Sevmek uyumaya benziyor. Uyurken nasıl müdafaasız oluyorsak, severken de öyleyiz.”

”Yüreksiz yiğit çok yaşar, çünkü yiğidi yüreğinden tutup yüreğinden vururlar.”

”Kimseye kitap tavsiye etmem. Eğer tavsiye ettiğim kitaba layıksa,onu araya araya kendisi bulur. Layık değilse hediye etsem okumaz, hatırım için okusa da anlamaz.”

”Bazısını şarapnel yıldırmaz da, sefalet yıldırır.”

”Toprakla boğuşmak yumuşatır adamı…”

”Yani ne eliyle, ne de ruhuyla zerre kadar yorulmamıştı. Oysa insan, kötü bir iş yapmak zorunda kalırsa, hiç değilse ruhuyla yorulur.”

”Her ölen insan, yaşayanların bir parçasını da beraber öldürmüş olur.”

”Ne demişler: “Zengine güle güle giy, fakire nereden buldun?”

”Kitap olmayınca aktan kara, eğriden doğru ayrılmaz.”

”Yalan, dünyada en iğrendiği şeydi. En adi korkaklığın, en adi görünüşü… Kadına da, erkeğe de yaraşmayan bir ruh sefaleti…”

”Akıllı adam, paranın kendisini sevmeyecek, kazanmasını, bir de tutmasını…”

”Dünya ölümlüdür. Neye çabalasan ölüme çabalarsın!”

”Sevmek te, sevilmek gibi yalnız bir insanın arzusuna bağlı değil ki… Birisinin kendisine aşık olması kadının nasıl elinde değilse, kendisini sahiden seveni sevememek te öylece elinde değildir. Elinde olmamak lazım gelir… Seven adam bunun çaresini bulacaktır.”

”Dünyada senden başka bir şey kalmadı mı, sen de kalmamış oluyorsun!”

”Çocuk, yirmi beş yaşına kadar babasıyla anasını saygıyla sever, yirmi beşten sonra yargılar, daha sonra da bağışlar…”

”Niçin insanoğlu, kendi zaafını mutlaka başkasına mal etmek ister?”

”Okumuşluk iki yüzlü kılıçtır. Çevirmedin mi, senin elindeyken, gelir boynunu alır.”

”Gerçek kendini zor teslim eder, çünkü canlıdır…”

”Çöküntü devirlerinin en açık ispatı,iktidarın artık idare edemez hale gelmesidir.”

”Dağa taşa bakarsın, Allah’ın gücünü unutmazsın. Ormanların yeşili, dağların esintisi yüreğini temizler, ıssızda, canın çekse de kötülük edemezsin.”

”Açlık için bir çok şeyler yazılmıştır. Galiba hepsini tok adamlar uydurmuş.”

”Babalık, tarihin, derin etkilerini taşıyan bir ilintidir.”

”Azgın deliyi sopa, azmış halkı yoksulluk zapteder.”

”Dünyada, bütün bildiği bilmediği işlerle ilgisi birdenbire kesilmiş gibiydi. Ancak ölüler bu kadar yalnız, bu kadar güçsüz, böyle hiçbir işe yaramaz olabilirler.”

”Sevdiğimiz insanın acı çekmesini seyretmek, ölüm acısından çok daha zor gelmiştir bana.”

”Vatanın, milletin, hürriyet sevgisinin adeta kadın aşkına benzediğini anlıyordu. İkisi de insanı yüceltir.”

”Aşkı lütfen denize düşürünüz… İş seyahatlerinde ağır ve lüzumsuz bir yüktür.”

”Bazısını şarapnel yıldıramaz da, sefalet yıldırır.” Ben artık bitmiş bir adamım!” der, buna da kendisini bir kere inandırırsa, insanın düşmeyeceği alçaklık çukuru kalmaz.”

”Ama bilirsiniz bazı dönemlerde insana en saçma şey en ciddi olaydan daha dramatik gelir.”

”Döl döş yetişmeye geldi mi, adamın, mezarı başında babası adını değil, anası adını çağırırlar…”

”Alçak insanlar yükseldikçe alçaklıkları da o ölçüde artıyor!”

”Kaç kere böyle öldü sanmışımdır. Kaç kere öldü sandımsa, o kadar taze ölüm acısı çektim.”

”Nefis dediğin itten arsız, başıboş bıraktın mı, kuduz manda gibi boşanır da seni peşi sıra sürür götürür.”

”Hayal kurmak, insanoğlunun, insan olarak yaşamaya başladı başlıyalı bulduklarından, bir bakıma en yücelticisi, en büyüğü, bir bakıma da en alçaltıcısı, en değersizi.”

”Mazisiz yaşamak daha kolay çünkü seninle ne kadar uzağa gitsek o kadar ben varım.”

”Sorumluluktan kaçan bütün insanlar, doğruluktan, çok zor söz edecek kadar bencildirler…”

”Sabah ışığında doğumun umudu, öğle vaktinde bir çeşit yaşama açlığı, akşam zamanında ölüm, alaca karanlık, sonra yokluk…”

”Herkes kendine denk saydığını kıskanır.”

”Hangi memlekette, erkekler, kadın yardımını küçük görmüşlerse, o memleket mahvolmuştur.”

”İnsanlar ne yana gitseler, ölümlerine doğru giderler.”

”Biri hiçbir şeyden korkmadığı için korkunç, öteki korkaklığın en pis derecesinde olduğu için, birkaç kat daha korkunçtu.”

”Ölüme ayak uydurmak mümkün değil… Çünkü ölümde yürümek unsuru yok. Ölüm mutlak duruş hali…”

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir