incesoz.com
Kategoriler

Nazan Bekiroğlu Sözleri

Paylaş
 

SAYFA İÇERİĞİ: Nazan Bekiroğlu Sözleri, Nazan Bekiroğlu Sözleri ve Alıntıları, Nazan Bekiroğlu En Güzel Sözleri, Nazan Bekiroğlu Alıntıları, Nazan Bekiroğlu Sözleri Facebook, En Güzel Nazan Bekiroğlu Sözleri, Kısa Nazan Bekiroğlu Sözleri, Nazan Bekiroğlu Aşk Sözleri, 


Türk yazar ve akademisyen olan Nazan Bekiroğlu 1977 yılından bu yana deneme, roman, hikaye ve inceleme yayımlamaktadır. Sayfamızda Nazan Bekiroğlu’ na ait en güzel sözleri bir araya getirmeye çalıştım. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesabınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz.


Nazan Bekiroğlu Sözleri ve Alıntıları

”Birine altı çizili kitaplarınızı vermek, yaralarınızı emanet etmektir bir bakıma…”

”Özleyenler bilir, uyku bir gereksinim değil, sığınma talebidir geceye…”

”Ateşe düşmeyen yanmayı nereden bilsin? Elini bıçak çizmeyen kanın rengini nasıl öğrensin?”

”Hayatta başıma gelebilecek en güzel şeydi. Onun gelişinden önce ne varsa hükmünü yitirdi. Kendi geçmişimi yeniden kurdum. Onunla yorumladım ondan evvelki her şeyi. Onsuz bir geçmişim sanki yoktu.”

”Günah da ah’la kafiyelidir. O da siyah’la, simsiyah’la , vah’la, eyvah’la. Lakin hepsi de Allah’la. Ah’tır kafiyelerin en güzeli.”

”Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.”

”Sevilen bir kadın can demekti. Bu yüzden en çok canım denirdi ona ortasında bir eliflik nefes hacmiyle…”

”Dua mucizeye inanmaktı.

”Aşkın zamanı yok anı var, kelamı yok ama ışığı var…”

”Ve siz aşkınızla hiçbir şey arasında tercih yapma mecburiyetine düşmeyin…”

”Ey sıkıntı şiddetlen, nasılsa geçeceksin.”

”Her şey gibi bu dünyadaki kelimeler de yetersizdi, biliyordum…”

”Ey kalem, nereye vardık ki ucun kırıldı? Kalbim öyle kırık ki!”

”Tanımaktır anlamanın ilk şartı. Sevmek anlamaktan sonra gelir..”

”İnsan içinden yenilenmeyince dışından eskir.

”Çünkü korkulu düşler görmektense uyanık kalmak daha iyidir.”

”Hiçbir uzak duanın erişemeyeceği kadar uzak değil.”

”Sahibine yetişecek hecelerin yoksa, vurursun sükutunu kör bir geceye…”




”Eskiden okuyucu da farklıydı. Keyif almak yerine gayret sarf etmeyi biliyordu.”

”Bizim hikayemiz, renk renk kağıtlardan yapılmış gemiydi ve hüzünler denizinde yavaş yavaş yok oldu.”

”Neticede, ancak kalpleri kadar aşık, istidadları kadar sevdalıydılar.”

”Ben kalbiyle yaşayanlar zümresindenim...”

nazanbekiroğlu2

”Mülk gibi söz de ve aşk da O’ ndan.”

”Yeri gelmiş, bir dağın altında ezilmiş, yeri gelmiş, bir karış suda boğulmuşum.”

”Nasıl sevdiyse öyle de sevildiğini zannetti.”

”Yazmaktan başka çaresi olmayan bütün yaşama kusurluları gibi bende yazdıkça yazıyorum.

”Ben bir N harfiyim. Kırık dökük çizgilerin, sivri uçların elindeyim.”

”Senin hayatının benim kâğıdıma düşen yazısı bu..”

”Bir tek sana anlatabilirim ve dahası bir tek sen anlayabilirsin. Beni bana bir tek sen iade edebilirsin. Lütfet güzelim...”

”Bir şeyi hak edenden esirgemek kadar, hak etmeyene vermek de haksızlıktır.”

”Gerçek şu ki, kalplerin dili olsaydı, dilin ihanetine uğramadan birbirlerine daha çok şey anlatabilirlerdi.”

”Ben ilk kez ve uçuruma düşer gibi sevdim. Gün gelip bu uçurumda boğulacağımı nereden bilebilirdim?”

”Bir şeye hayat vermeye kalkışan, onun içinde yaşamayı göze almalı.”

”Aşık kendisini yakacak cehennem ateşinin önünde önce bir süre ısınır, bilmiyor musun?”

”Yazı dediğiniz birkaç satır, bir kaç harf kırığı…”

”Aşk gerçekte doğar, hayalde yaşar ve tekrar gerçekte ölür çünkü.”

”Görmekten sonra görülmek, aşkın ikinci kademesiydi.”

”Ne zaman ki birine güvendik; Kolumuz, kanadımız, gönlümüz kırıldı.”

”Oysa âşık bir kere aşkı sorgulamaya başlamışsa oradan kazasız belâsız çıkılmaz çoğu kez. Çıkılsa bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.”

”Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın tek çaresiydi…”

”Dedi, ah kızım, eğer o sana bakmıyorsa sen onun baktığı yerde olursun. O gelmiyorsa sana, sen onun gittiği yerde durursun.

”Umutsuzluğun lüzumu yok! Vaad edenin Rahman olduğunu bildikten sonra…”

”Bu kadar tanıdık buluyorsam kalbimi kalbine, bu kadar tanıdık ses veriyorsa kalbim kalbine, o ezeli uğultuyu hâlâ kulaklarımda taşıdığımdandır.”

”Bir şeyin son kez olduğunu bilmek yakıcı bir bilgidir…”

”Yara sıcakken duymamıştı acıyı. Gerçek acı zamanla başlayacaktı.”

”Ölümün her şeyi eşitlediği muhakkak.

”Kim ki dar zamanda el uzatır muhtaç olanlara, el uzatmış demek olur kendi yarınına.”

”Anlatmaktan çok sustuğunu , aşikar etmekten çok gizlediğini bir ben bilirim..”

”İçinden şiirsiz geçilemeyecek kadar derin gözleri vardı…”

”Bir kadeh daha şiir içsem, körkütük şair olsam…Hangi mısraya sığar ki sevdan…”

”Ben aşk için öleyim ki sen de aşka inanmış olarak ölesin...”

”Meğer aşk indiği kalbi ihya ediyordu ya, ihya edemezse yok ediyordu. Kazasız belasız kurtulmanın imkânı yoktu.”

”Sonrası bir büyük sessizlik ki dışı sükût, içi kıyamet.”

”Dayanırdı belki bütün bunlara ama yanılmışlığı kendi sebebi, buna dayanamamıştı…”

”Ne olmak istersen o sensin.

”Sevme davasına girişip de geceyi uyku ile geçirenin davası yalandır.”

”Ne mutlu kalbine sen düşene ve ne mutlu senin kalbine düşene.”

”Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor.”

”Beni sev, bu iyiliğini hiç unutmam.”

”Toprağına ayak bastığım an da hangisini edeceğimi kestiremediğim dualar vardı ‘sınanmayı kaldırmayan kalbimde.”

”Kökü bir ülkede dalları bir ülkede olan ağacın sınırı umursamaz tavrıyla umursamıyorum…”

”Tüten bir baca kadar hayatı haber veren ne olabilir ki?”

”Tek insanın dahi acı çektiği yerde, bütün insanlara söylenecek kadar söz var...”

”Başka kelimelerim yok benim, aynı kelimelerle dönüşmek mecburiyetindeyim…”

”Bu kadar çok hayır, diyebilmek için ne kadar büyük bir evet demiş olmak gerekirdi…”

”İçine çekildiğim dünya, dışıma bıraktığım dünyadan öyle güzel, öyle gerçek ki…”

”Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim. Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin.”

”Tarih ileriye doğru gitse de gördüğü sadece geçmiştir.

”İlâhi adalet vardır ve tahmin ettiğimizden çok daha fazla tatmin edicidir.”

”Her şeyin gelip geçici olduğu bu kadar zâhirken, insan nasıl olup da bu kadar çok acı çekebiliyor..”

”Ne kadar güçlü olsa da ağaç, vakti geldiğinde yaprağının düşmesine mani olamaz..”

”Sevilen bir kadın, bir erkeğin bütün acılarını dindirebilirdi.”

”Şu güneşli dünyada her şey gölge üstüne gölgedir.”

”Ama bir çocuk öldüğünde. Ne diye kıyamet kopmaz ki?”

”Artık sana ihtiyacım yok. Çünkü senin götürebileceğin nihai noktanın da ötesindeyim ben. Yokluğunda varlığım...”

”Gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil, tırtıla sevdalanırsın.”

”Şairlerin neden şiir yazdıklarını, pelikanların yavrularını neden kanlarıyla beslediklerini anladığım gün anladım..”

”Aklımı gösteren isimle aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben.”

”Yeryüzünde her şey iyi ya da kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. İnsana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir.

”Aşk öylece geldi. Aralarına girdi. Ama ayırmadı birleştirdi. Öznesi çiftse de eylemi birdi.”

”Yalnızlığı gösterecekti hattata. Kalabalık arasındaki yalnızı. Ölümü sevebilmenin eğitimini. Izdırabı gösterecekti. Gözyaşı ve kanı.”

”Öyle sessiz durduğuna bakma. Gün gelir denizin sesi trafiğin bütün gürültüsünü örter.”

”Yere düşüp bin bir parçaya bölünen ayna, içine dökülen görüntüyü çoğaltmaktan başka, mahiyetinde ne gibi değişikliğe uğramıştır ki?”

”Ne kadar hoşça kal dediysem, o kadar geri dönmüşüm. Kaç kez geri döndüysem, o kadar da hoşçakal demişim…”

”Ve insan ancak dili kadar edeplidir. Bilmediği kelimeler kadar edepli, bildiği kelimeler kadar edepsizdir. İnsan olan her hesabı aşar da bir kendi sözcüklerinin ağırlığı altında ezilir.”

”Aslında, ne kadar mutsuzduk. Ama buradan bakınca, ne kadar mutluyduk, böyle görünüyor. Zaman mı, ki kandırıp duran gözbağcı, her şeyi güzelleştiriyor? Zaman mı ölümü bir rüyaya döndürüyor?”

”Dünyanın ipi koptu, çivisi çıktı. Benimse bildiğim tek şey var. Her şeye rağmen hayat onurla tamamlanması gereken bir şeydir.”

”Seni seviyorum demek ruhun ve bedenin bütün zerreleri zikre susamışken, söylenmezse ölmek demekti. Söylemem değildi mesele, söylemezsem ölmemdi.”

”Çünkü bilinmeyen bir şeyi hatırlamak zor, unutulmuş bir şeyi hatırlamak kolaydır. Yitirdiğimizi tanırız bulduğumuzda, yitirmediğimizi değil.”

”Görüyor ama görünmüyordum. Öyle mi? Konuşuyor ama işitilmiyordum. Dokunuyor ama fark edilmiyordum. Vardım ama yoktum. Gölgeydim sadece!”

”Daraldı ölümle kalım arasındaki mesafe. Perde inceldi. Ölüm geldi, hayatın tam ortasında durdu. Belli ki ölmek de ancak yaşanırsa ölmek oluyordu.”

”Verin kitaplarınızı sevdiklerinize, arkadaşlarınıza, dostlarınıza (satır altları çizili nüsha sizde kalsın.) Başlasın satır altlarını çizmeye. Sonra karşılaştırın sizdekiyle. En az dörtte dördü birbirini tutmuyorsa terk edin onu. Ya da izin verin o sizi terketsin.”

”Yaradan kusursuz kurmuştu endazesini, yaradılış mükemmeldi. Ama kul kısmı dünyayı eğriltmekle kalmadığı gibi bu eğrilikten rahatsızlık da durmuyordu.”

”Ne zaman unutur gibi olsam olmuyor, Unutmak istediğim her şeyin tam ortasındayım…”

”Çünkü aşkın kelimesi olmazsa aşk olmaz. Bu yüzden onun aşkı şiire dönüşmez şiiri aşka dönüşür.”

”Leylâ: Bir kadının adı eğer Leylâ değilse, başka ne olabilir ki?”

”Belki her şey bir şey içindir. Bunca yaşanmışlık bir tek yaşamak içindir.”

”Aşk bahane, herkes kendini seviyor..”

”Küçülsem. Tek noktada toplansam. Yaşam büyük, âmenna.. Ama ben biraz azalsam. Sadeleşsem. Durulsam, arınsam.

”Kahramanı sen olsan da, hikâye benim..”

”Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilâve ettiğimizden mi?”

”İçimde çok büyük bir ağlamak var. Bir ağacın altında oturarak hem kendime, hem bütün insanlara hem börtü böceğe, kurda kuşa. Bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum.

”Lakin oruçlu olduğunu unutup suya kanmak gibi değil, kanatları olmadığını unutup da kendini uçuruma bırakmak gibi bir unutmaktı bu.”

”Ama ben sana sadece senden bahsedebilirim. Sen güzelliğinin her şeyi fethettiği zamanlardasın ve ben hangi yanıma değsen o yandan ağ­lıyorum. Güzellikten doğan aşka yaslanarak her şeyi unutmak, senden gayrini geride bırakmak isterdim. Fakat ne mümkün! Ne zaman unutur gibi olsam olmuyor. Unutmak istediğim şeyin tam ortasındayım.

Bu yazı 214 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar
BİZİ TAKİP EDİN
BİZİ TAKİP EDİN
%d blogcu bunu beğendi: