Sabahattin Ali Sözleri

Sayfamızda Sabahattin Ali sözlerini bir araya getirdik. beğendiğiniz sözleri sam yoluyla veya sosyal medya hesabınızdan paylaşabilirsiniz.


”Görüyorum ki, başka yollardan gittiğimiz halde ikimiz de aynı neticeye varmışız; ikimiz de birer insan arıyoruz, kendi insanımızı.”(Sabahattin Ali)

”Üzülecek bir şey yok. Her şey düzelir, hele filiz hiç üzülmesin, metanetini korusun.” (Sabahattin Ali)

”Bu şehirde yaşayan milyonlarca insandan ancak birkaç tanesiyle konuşmuş, yalnız bir tanesini tanımıştım.Belki bu da kafiydi.. Bir insana bir insan herhalde yeterdi.” (Sabahattin Ali)

”İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.” (Sabahattin Ali)

”Niçin beni kabahatli zannettiler? Kendilerine vaat etmediğim, sadece kafalarında yaşattıkları şeyi vermedim diye mi? Bu haksızlık değil mi?” (Sabahattin Ali)

”Hayattan fazla şeyler bekleme. Dünyada bir felaketin içinden en az zararla sıyrılmanın yolu hayata uymak, muhite uymak, hiç sivrilmemektir.” (Sabahattin Ali)

”Şimdi ömrümün bir tek gayesi var; bir gün sana kavuşmak, seni kollarımın arasına almak, güzel, temiz yüzüne saatlerce hiç doymadan bakmak.” (Sabahattin Ali)

”Gözlerimden öptü ellerimden öptü. Unutabilir misin şimdi? Ben ölsem unutamam.” (Sabahattin Ali)

”Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?” (Sabahattin Ali)

”İnsan asıl birisini sevdiğini anlayınca içinin de kainatı alacak kadar genişlediğini görüyor.” (Sabahattin Ali)

sa2a

”Para kazanmaya mecbur oldum. Bundan şikayetçi değilim. Çalışmak hiç de fena bir şey değil. Bana dokunan, ruhlarımızı alçaltmadan çalışmak isteyişimizin hoş görülmemesi.” (Sabahattin Ali)

”Başka insanların yaptığı birçok şeyleri yapmak hakkının kendisinde olmadığını biliyor ve hiçbir şey istemiyordu.” (Sabahattin Ali)




”İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç ,ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi.” (Sabahattin Ali)

”Dünyada yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıklardır.” (Sabahattin Ali)

”Ne kuzuların ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını gördüm.” (Sabahattin Ali)

”Kim bilir, belki öbürünün yanlış anlayacağından çekiniyordu. Çünkü içten duyulan şeyler hep yanlış anlaşılır. ” (Sabahattin Ali)

”Bir insan bir insana elbet yeterdi.” (Sabahattin Ali)

”Kaçmak, her zamanki gibi, her şeyden kaçmak. Görmekten, duymaktan ve beraber ıstırap çekmekten kaçmak. ” (Sabahattin Ali)

”Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır.” (Sabahattin Ali)

”Ben gene eskisi gibi dünyadan uzak ve daima tasavvurlarımın ve iç dünyamın bir oyuncağıydım.” (Sabahattin Ali)

”Zaten yalnızlığımın sebebi: Kitaplardaki kahramanları semtimde bulamayışım değil miydi?” (Sabahattin Ali)

”Sen bu karanlık ömrümün içine bir sevinç ışığı gibi, kurumaya yüz tutan ekinlere can veren bir nisan yağmuru gibi birdenbire geldin.” (Sabahattin Ali)

”Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.” (Sabahattin Ali)

”Bir insanı melek diye sevmek budalalıktır. İnsanları, bütün pislikleri, hırsları ve zayıflıkları ile sevebilmek kahramanlıktır. Dostlarımızda kendimizde bulunmayan yücelikler aramak insafsızlıktır. Bütün insanlar birbirinden farksızdır.” (Sabahattin Ali)

”İçimde yarı kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı.” (Sabahattin Ali)

”İstemiyorum, kendimi herkesin akıllısı veya duygulusu yerine koymak istemiyorum.” (Sabahattin Ali)

”Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir.” (Sabahattin Ali)

”Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir.” (Sabahattin Ali)

”Bir teklif ve bir kabul… Kısa münakaşasız ve hesapsız! Bundan daha güzel bir ayrılık olamazdı.” (Sabahattin Ali)

”Önüne geçmek mümkün olmayan işlerde telaş ve heyecan göstermek çocukluktur.” (Sabahattin Ali)

sa3a

”Dünyada bana hiçbir şey, tabiatta melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.”(Sabahattin Ali)

”Karşısındakinin her kanaatini doğru bulup benimsemek için vesile aramak da bir nevi ruh yakınlığını alameti değil miydi?” (Sabahattin Ali)

”Dünyada mektep kitabından başka bir şey okunabileceğini bilmiyordu.” (Sabahattin Ali)

”Her şey geçer. Her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.” (Sabahattin Ali)

”O bu dünyadan ayrılırken, benim hayatıma, başka hiçbir insana nasip olmayacak kadar canlı bir şekilde giriyordu.” (Sabahattin Ali)

”Hayattan ayrılmayı istemeyiz, çünkü tatmin edilmemiş birçok arzularımız vardır.” (Sabahattin Ali)

”Onunla beni bizim iradelerimizin üstünde bir bağın bağladığına eminim.” (Sabahattin Ali)

”Beni kemiren sadece büyük bir yalnızlık hissiydi ve gene bu yalnızlığın tesiriyle, bana yakın olduğunu anladığım bir insana karşı birçok noktalarda kendimi aldatmaya hazırdım.”(Sabahattin Ali)

”Bu harikulade güzel rüya ne kadar çok devam ederse o kadar iyiydi. Onu kesmeye, yarım bırakmaya, hakikat pahasına da olsa uyanmaya hakkım yoktu.” (Sabahattin Ali)

”Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok. lüzum da yok.” (Sabahattin Ali)

”İçinde sadece müthiş bir korku ve bekleyiş vardı. Herhangi bir mesele üzerinde durup düşünmeye alışmamış olan kafası, yükünü atmak için bir insana muhtaçtı.” (Sabahattin Ali)

”Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var.” (Sabahattin Ali)

”Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek.” (Sabahattin Ali)

”Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.” (Sabahattin Ali)

”Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak.” (Sabahattin Ali)

”Dünyada şimdi onla yan yana bulunmamamız kadar mantıksız ve lüzumsuz ne olabilir di acaba?”(Sabahattin Ali)

”Unutma lola, hiçbir acı baki değildir. ÜfIersin geçer. Bazılarına biraz daha çok üflemen gerekir, hepsi bu. ”(Sabahattin Ali)

”Ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.”  (Sabahattin Ali)

”Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırım.” (Sabahattin Ali)

”Ben bir insanda bu kadar iyilik bulunabileceğine inanayım mı? Belki başka zaman inanırdım… Fakat bugün… Bugün inanmak mümkün mü? Bir insan bir insana kötülükten başka ne yapabilir? Kimi kandırıyoruz? Bana öyle riyakar gözlerle bakmayın! Masum tavırlar beni deli ediyor. Ben de sizin gibi masum suratlar almasını bilirdim… Ama bu suratın arkasında ne saklı olduğunu da biliyorum. İnsan dedikleri mahlukun bütün çirkef taraflarını artık gördüm. Burun buruna nefesini koklayarak gördüm. Hiçbir evliya benim karşımda maskesini muhafaza edemez.” (Sabahattin Ali)

sa4a

”İkimiz de aynı şehirdeyiz ve birbirimize varmamız için yarım saatten daha az bir zaman yeter. Buna rağmen o orada, ben buradayım.” (Sabahattin Ali)

”Sen benim sevgilimsin, sevsen de sevmesen de; Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende. (Sabahattin Ali)

”Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.”(Sabahattin Ali)

”Ona söyleyeceğim ne kadar çok şeyim vardı.. Bunların bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. ” (Sabahattin Ali)

”Bütün hatıralarımı toplayarak bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyordum.” (Sabahattin Ali)

”Aramış olsaydım, belki senin gibi birini bulabilirdim. Her şeyi o zaman öğrenmiş olsaydım, belki zamanla alışır, seni başkalarında bulmaya gayret ederdim.” (Sabahattin Ali)

”Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır.” (Sabahattin Ali)

”Bu dünyada gönlüne karşı gelen babayiğit çıkmamış.” (Sabahattin Ali)

”Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi: Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum. Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı: İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.” (Sabahattin Ali)

”İnsanları sevmeme ve onlara tekrar yaklaşmama da imkan yoktu; çünkü en inandığım en güvendiğim insanda aldanmıştım, başkalarına emniyet edebilir miydim?” (Sabahattin Ali)

”İnsanların hepsi bir değildir. Ben kendim iyi insan olmak isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam.” (Sabahattin Ali)

”Yalnız içimde müthiş boşluk hissi vardı. Hayatımın en dolu,en manalı zannettiğim bir devresi birdenbire boşalmış,bütün manasını kaybetmişti.” (Sabahattin Ali)

”Sana kızmayacak kadar seni tanıyorum. Sonra seni seviyorum, neden sevdiğimi bilmeden seviyorum, bu sevgiyi her gittiğim yere götüreceğim.” (Sabahattin Ali)

”Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak, birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar, belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hala bilmeyeceklerdi.” (Sabahattin Ali)

”Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım… Hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir.” (Sabahattin Ali)

”Başkalarına gülsem de, senden uzakta kalsam da, sevmediğini bilsem de, ben gene sana vurgunum.” (Sabahattin Ali)

”Kaçmak lazım biraz hayattan. Daha büyük kaçışlara hazırlanmak için.” (Sabahattin Ali)

”Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.” (Sabahattin Ali)

”Ona birçok şeyler, şimdiye kadar hiç kimseye, hatta kendime bile söylemediğim şeyler anlatacaktım.” (Sabahattin Ali)

”Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz.” (Sabahattin Ali)

”Hiç kimse benim kadar azaplı, acılar, üzüntüler, bayağılıklar ve densizliklerle bir çocukluk geçirmemiştir. Hatta ben çocukluk bile geçirmediğimi söyleyebilirim ve bugün bazı tavırlarımda ki çocukça haller o zamanlardaki içime atmaların tabii bir neticesidir.” (Sabahattin Ali)

”Zaten sıkmadan, uzun uzun anlatmasını bilen yegane geveze, denizdir.” (Sabahattin Ali)

 

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir