Albert Einstein Sözleri

0
2582
Albert Einstein Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Albert Einstein Sözleri, En Güzel Albert Einstein Sözleri, Albert Einstein Özlü Sözleri, Albert Einstein Sözleri Kısa, Albert Einstein Kısa Sözleri, 


Sayfamızda Alman teorik fizikçi ve bilim insanı olan Albert Einstein sözlerini sizler için bir araya getirmeye çalıştım. Sayfamızda yer alan sözlerden beğendiklerinizi sosyal medya hesabınızdan yayımlayabilir veya mesaj yoluyla değer verdiğiniz kişilere gönderebilirsiniz.


ALBERT EİNSTEİN SÖZLERİ

Coşku, zekadan daha önemlidir.

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.

Zorlukların göbeğinde fırsatlar yatıyor.




En değerli kişiler alçakgönüllü olanlardır.

Gerçeğin bilgisi deneyle başlar, deneyle biter.

Aşka düşmekten yer çekimi sorumlu değildir.

Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.

Ben görevimi burada bitiriyorum. (Son sözleri)

Dahiliğin mutlak bir sınırı vardır, aptallığın asla.

Dehanın 10’da 1’i yetenek 10’da 9’u da çalışmaktır.

Evrenin en anlaşılmaz özelliği anlaşılabilir olmasıdır.

Hayat düşünenler için komedi, hissedenler için facia.

Gerçeği aramak onu elde etmekten daha kıymetlidir.




Hayal bilimden daha önemlidir, çünkü bilim sınırlıdır.

Açlıktan karnı guruldayandan dürüst politikacı olmaz.

İnancı dışlayan bilim topal, bilimi dışlayan din kördür.

Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez.

Eğer gerçeği açıklamak istiyorsan, zarafeti terziye bırak.

Hiçbir şeyi riske atmamak, aslında herşeyi riske atmaktır.

İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye ulaşamaz.

Güzel gençler doğanın eseridir, güzel yaşlılar ise sanatın.

Yolculuk etmeyi seviyorum ama varmaktan nefret ederim.

Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır.




Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı.

Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır.

Ben geleceği düşünmem  yeterince çabuk geliveriyor zaten.

Neden beni hiç kimse anlamıyor, ama herkes beni seviyor?

Herkesin fikir birliğine vardığı bir akşam, kayıp bir akşamdır.

Sağduyu, onsekizine kadar edindiğimiz önyargılar toplamıdır.

Aptallık ve dahilik arasındaki fark; dahiliğin sınırları olmasıdır.

Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir.

Takdir ediliyorsan değil, taklit ediliyorsan başarmışsın demektir.

Gerçek yalnızca bir ilüzyondur, ama bitmek bilmeyen bir ilüzyon.

Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.

Aynı anda, hem savaşa hazırlanıp, hem de savaşı önleyemezsiniz.

Eleştiriyi kabul etmeyen, başarısına inandıracak kimseyi bulamaz.

Gelecekte başarılı olacak insanlar, geçmişten çalışarak ulaşmalıdır.

Hayat bisiklet gibidir, dengeyi kaybetmemek için ilerlemek gerekir.

Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor.

Eğitim, insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır.

Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.

Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır.

Büyük güce sahip egemen devletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.

Hayatında hiç hata yapmamış biri hiç yeni bir şey denememiş demektir.

Bir insanın zekası verdiği cevaplardan değil; soracağı sorulardan anlaşılır.

Mutlu olmak istiyorsan, bir amaca bağlan; insanlara ya da eşyalara değil.

Sadece barışçı değil, militan bir barışçıyım. Barış için savaşmaya hazırım.

Bilim, her günkü düşünmelerimizin saflaşmasından başka bir şey değildir.

İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır.

Yanlış yapmayan insan yoktur; insanlık yanlışını kabul ve düzeltmekle olur.

Her savaş insanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zincirine bir halka ekler.

İnsanlar kendileri karşı çıkmadıkça, hiçbir şey savaşları ortadan kaldıramaz.

Çok zeki olduğumdan değil, sadece sorunların üstünde daha çok duruyorum.

Eğer ne yaptığımızı biliyor olsaydık, buna araştırma denmezdi öyle değil mi?

Savaşsız bir dünyanın mimarları Askerlik hizmetini reddeden gençler olacaktır.

Bilgelik dünyanın düzenini değiştirmekten çok, kendi isteklerini değiştirmektir.

Propagandayla zehirlenmedikleri sürece kitleler asla savaş düşkünü değildirler.

Yüksek ruhlar, her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşılaşırlar.

Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.

Küçük mevzularda gerçeği ciddiye almayan birine, büyük mevzularda da güvenilemez.

Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk.

Bilim atom bombasını üretti, fakat asıl kötülük insanların beyinlerinde ve kalplerindedir.

Dünyada bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece, büyük icatlar ve ilerlemeler yoktur.

Savaş insan toplulukları arasındaki çatışmanın en azgın biçimidir; aynı zamanda en trajik.

Ben atomu insanlığa hizmet etmek için buldum. Onlar bomba yapıp birbirlerini yok ettiler.

Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.

Matematikçiler, Görelilik Kuramına el attıktan sonra, ben kendi kuramımı tanıyamaz hale geldim.

Mevcut bilgi birikimimizle öyle sorunlar yaratırız ki aynı birikimimiz bu sorunları çözmemize yetmez.

İki şey sonsuzdur; İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim.

İlkelerin boğazına dolanıp dibe batmaktansa, oportünist olup suyun üstünde kalmayı yeğlerim.

Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanabilen bir erkek, öpücüğün hakkını vermiyor demektir.

Zorunlu askerlik sadece medeniyetin devamı için değil, aynı zamanda varlığımız için de ciddi bir tehlike oluşturur.

Bana güvenilen bir sırrı kutsal bir emanet gibi saklarım, ama sırları elimden geldiği kadar bilmemeye çalışırım.

İnsan savaş gibi inanmadığı bir şey için acı çekeceğine, barış gibi inandığı bir dava uğruna ölse daha iyi değil mi?

Aylarca, yıllarca düşünür de düşünürüm. Doksan dokuz defasında yanlış sonuca varırım. Yüzüncüsünde haklıyımdır.

Sakın sana kötüsün diyenlere aldırma. Bana da gerizekalısın diyenler oldu. Ve ben atomu parçalayıp ellerine verdim.

Akıllı ve iyi niyetli insanlara özgü bir ada olması için neler vermezdim; öyle bir yer olsa ben bile vatansever kesilirdim.

Neden bunca kişinin odun kırmaktan büyük zevk aldığını biliyorum. Bu aktivite de sonuçları hemen anında alabilirsiniz.

Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır, diğerleri kendilerini daha basit konulara adarlar, örneğin görelilik kuramına.

Gençliğimizde düşüncelerimizi oluşturan tüm konular sevgiyle ilgilidir, sonraları ise tüm sevgimiz düşüncelerimiz olur.

3. Dünya savaşında hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya savaşında taş ve sopalar olacağını biliyorum.

Yeryüzündeki şartların düzelmesi, sadece bilimsel buluşlardan çok ahlaklı bir yaşama düzeninin gerçekleşmesine bağlıdır.

Gerçeklikle karşılaştırıldığında, bilimde vardığımız düzey ilkeldir, çocuk oyuncağıdır. Ama sahip olduğumuz en değerli şey odur.

Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiçbirşeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri herşeyin mucize olduğunu düşünmek.

A’yı hayatta başarı olarak tanımlayalım, o zaman A = X + Y + Z’ dir; X çalışmaktır, Y oyundur Z ise çenesini tutmayı bilmektir.

İnsanlar bundan 100 sene sonra Gandhi diye bir insanın yer yüzünden geçtiğine inanamayacak ve onu bir efsane sanacaklar.

Böyle böyle olacağını bilseydim, bir ayakkabı tamircisi olurdum. (Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombaları sonrasında verdiği demeç)

Tabiatta öylesine yüksek bir akıl kendini gösteriyor ki, insanın en ince düşünceleri ve buluşları bu aklın yanında sönük bir gölge gibi kalır.

Birisinin atom bombası yapmasına yardım etmekten daha kötü sadece bir şey var.O da nazilere atom bombası yapmaları için yardım etmek.

Delilik şüphesiz aptallıktan daha iyidir, Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur. Aptallık ise var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir!

Aynı şeyi defalarca yapıp farklı sonuç almayı uman kişiye aptal denir. Dahiliğin bile mutlak bir sınırı varken aptallığın asla. En kötüsü de dünya onlarla doludur.

Fiziği görelilik ilkesine sokmak fikrini rastgele bulmama teşekkürler, siz (ve diğerleri) benim bilimsel yeteneklerimi beni rahatsız edecek kadar çok abartıyorsunuz.

İfade özgürlüğünü, yasalar tek başına garanti edemez. Herkesin kendi düşüncesini, cezalandırma olmaksızın açıklayabilmesi için toplumda hoşgörü mevcut olmalıdır.

En önemli insani çaba, eylemlerimizde ahlaklı olmak için çalışmaktır. İç dengemiz ve hatta varoluşumuz buna bağlıdır. Ancak iyi ahlaklı eylemler hayata güzellik ve onur verebilir.

İnsanlığın buluş ruhu, son yüzyılda bize öyle şeyler armağan etti ki; yönetimdeki gelişmeler de teknik gelişmelere ayak uydurabilseydi üzüntüsüz ve mutlu bir yaşama kavuşurduk.

Dünyanın Kainat’taki biricik meskûn yer olduğunu farz etmek bile düpedüz cehalettir. Yetkili kişileri uçan daireler yoktur  iddiasına sürükleyen tabii bir korku veya beşeri bir kibir ve azamettir.

Günde yüz kez kendime iç ve dış yaşamımın, yaşayan ya da ölü başka insanların emeğine dayandığını hatırlatıyorum; çok derinlere dalmadan günlük yaşamdan biliyoruz ki, bir insan başkaları için vardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.