Aliya İzzetbegoviç İslam Hakkında Sözleri

0
567
Aliya İzzetbegoviç İslam Hakkında Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Aliya İzzetbegoviç  İslam Hakkında Sözleri, En Güzel Aliya İzzetbegoviç İslam Hakkında Sözleri, Etkileyici Aliya İzzetbegoviç Sözleri, Kısa Aliya İzzetbegoviç Sözleri, Aliya İzzetbegoviç Kısa Sözleri, Aliya İzzetbegoviç En Güzel Sözleri, Özlü Aliya İzzetbegoviç Sözleri


Güzel sözler sitemizde Bosna-Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan Aliya İzzetbegoviç’in İslam hakkında sözlerine yer verdik. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızda yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz. Bizlere yorum bölümünden ulaşarak görüşlerinizi belirtebilirsiniz.


ALİYA İZETBEGOVİÇ İSLAM HAKKINDA SÖZLERİ

Ey teslimiyet, senin adın İslam’dır!

İslam en iyi ama biz, en iyiler değiliz.

İslam güzel de, Müslüman bunun neresinde?




İslam kendi siyasetini tanımlamak zorundadır.

İnsanlığın birliği, Allah’ın birliğinden kaynaklanır.

Din ahlaktır; onu hayata geçirmek ise terbiyedir.

Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.

Dinle kanun, terbiyeyle güç birleşti, İslam, düzen oldu.

Allah’ım, İslam halklarına ve bütün dünyaya iman bağışla.

İslam arzuların yok edilmesi değil, kontrol edilmesini ister.

Eğer din batıl inancı yok edemezse batıl inanç dini yok edecektir.

Kur’an ve İslam sadece hocalara bırakılmayacak kadar önemlidir.

İslam halifeyi yarattı ve o krallardan da üstün olan bir krala dönüştü.




Allah’ım, dürüst ama kalbi olmayan doğru insanlardan sana sığınırım.

Sanat için soyunana alkış tutanlar Allah için giyinene neden zulmeder?

Benim için yeryüzünde iyi, doğru ve güzel ne varsa onun adı İslam’dır.

İslami yeniden doğuş, dünyanın geniş alanında umut ve çıkışın bir adıdır.

Belki hepimiz çiğnenecek, öleceğiz; ama, İnşallah İslam’ı çiğnetmeyeceğiz.

İslam tıpkı başarılı olmaya mecbur olduğu gibi gerçekçi de olmak zorundadır.

Balığın suda yaşaması gibi dünyanın içinde yaşadığı çevre Kur’an ve İslâm’dır.

Bizi, yok etmekle tehdit ediyorlar. Ama bilsinler ki Müslümanlar yok olmayacaktır.

Hedefimiz, Müslümanların İslamlaşması; Sloganımız, inanmak ve mücadele etmek.

Kabile ve ulusun dar sınırlarından kurtarmak için kendinizi Müslüman olarak düşünün.




İdare etmek değil, idare edilmek için eğitilen kuşaklar İslam’ın ilerlemesini sağlayamazlar.

Milliyet tabii bir akrabalık bağına dayalıdır, İslam ise ruh, hukuk ve ahlaka dayalı bir bağdır.

İlimle din, birbirinden ayrıldığı takdirde, din insanları geri kafalılığa, ilim ise ateizme sürükler.

İslami inanç ile, gayr-ı İslami yaşamak, üretmek, eğlenmek ve hüküm sürmek mümkün değildir.

Bütün yücelik ve şükran Allah’a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit edebilir.

Kabile ve ulusun dar sınırlarından kurtulmak için kendinizi Müslüman olarak düşünmeye başlayın.

İslam, asla sırf millet olmak istememiş manevi bir vazife ifa eden bir ‘ümmet’ olmak istemiştir.

Geçmişte İslam halkları veya onların büyük çoğunluğu geri kalmış değillerdi. Bugün ise geri kalmışlık vardır.

Allah Resulleri hiçbir zaman sadece unutulmuş kült veya ihmal edilmiş ibadetleri tesis etmek için gelmediler.

Aliya İzzetbegoviç İslam Hakkında SözleriYa İslamî yenilenmeye doğru hareket veya pasiflik ve gerileme. Müslüman halklar için üçüncü bir ihtimal yoktur.

Din, bizim özgürlük savaşımızın boyutunu genişletti, bizim iyiyle kötü arasındaki farkları daha iyi görmemizi sağladı.

O artık yalnızca atalarımdan devraldığım bir din değildi; yeni baştan edinilmiş bir inançtı. Ve onu bir daha hiç yitirmedim.

İslamiyet’in ilerlemesini sakin ve teslimiyetçi kimseler değil, cesur ve isyankar ruhlu kimseler gerçekleştirecektir.

Bir Şahsın Yüceltilmesi Hadisesi, geçmişte ve bugün var ama İslam’a kesinlikle yabancıdır! Çünkü bu bir çeşit putçuluktur!

Fakat Müslümanlar İslam’ı takip etmemektedirler. İlki için şahit olarak tarihi, ikincisi için kendimi, sizi ve hepimizi alıyorum.

Müslümanlar, hayatta nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur’an’ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler.

İslam bütün Müslümanların kardeşliğini farz kıldı fakat Müslümanlar birlik değiller, hatta başkalarının hesabına aralarında savaş yapmaktadırlar.

Böylesine tarihi gerçekler varken İslam’ın fanatizm, cehalet ve zulüm dini olarak yaygın olan efsanesi nasıl devamlı olarak gündemde tutulabildi?

Bazı İslam ülkelerinde iktidar sahibi olan çeşitli kral ve emirler veya satın alınmış siviller halkın içinde ‘bir şeyin çürük’ olduğunun emin bir işaretidir.

Her iktidar insanları bozar ve bu bozgunculuğun yıkıcı etkisine ancak sadece Allah’a iman ve ahlaki değerlerin sürekli canlı tutulması faaliyeti karşı durabilir.

Malcolm X, İslam aleminde herhangi bir ırkçı duygunun bulunmayışını nükteli bir şekilde ‘renk körlüğü’ olarak tanımlar. Müslümanlar rengi değil, insanı görürler.

Müslüman halkları idare eden kimselerin İslam içinde terbiye görmüş ve İslam düşüncesinden esinlenmiş kişilerden olmalarından daha tabii ne olabilir.

İnsanlara hayat bahşetmek, ölü ruhları diriltmek maksadıyla indirilmiş bulunan Kur’anı Kerim, ne yazık ki bu gün insanlar kolay can versinler, diye başlarında okunmaktadır.

Ben Müslümanım ve Müslüman olarak kalmaya kararlıyım. Bu hayatımın sonuna kadar böyle devam edecek. Çünkü İslam benim için iyi ve asil olmanın en doğru ifadesidir.

İslam dünyasında rastladığımız her şeyin aynı zamanda İslami olduğu, daha doğrusu Kur’an-ı Kerim’in prensiplerine dayalı olduğunu düşünmekten daha büyük bir hata olamaz.

Müslüman olarak yaşamak ve ayakta kalmak istiyorsa eğer o, ortam, topluluk ve düzen yaratmak mecburiyetindedir. O dünyayı değiştirmek zorundadır, aksi taktirde o değişecektir.

Allah, hayvanlardan farklı olarak bizi dik yürür şekilde yarattı. Çoğu insan bu imtiyazı kullanmaz, hayatlarının çoğunda eğilirler, hatta sürünürler. İnsan böyle mi yapmalı? Allah’ın bu büyük nimetlerini, dik yürümeyi reddetmek nankörlük değil mi?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.