Anton Çehov Sözleri

0
1449
Anton Çehov Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Anton Çehov Sözleri, Anton Çehov Alıntıları, Etkileyici Anton Çehov, En Güzel Anton Çehov, Anton Çehov Sözleri ve Alıntıları, Yazarlar ve Sözleri, Anton Çehov Kısa Sözleri, Anton Çehov Sözleri Facebook, Özlü Anton Çehov Sözleri


Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerinin kurucularından olan Anton Pavloviç Çehov sözleri sayfamızda sizler için bir araya toplanmıştır. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesabınızdan paylaşabilir sevdiklerinize mesaj yoluyla iletebilirsiniz.


ANTON ÇEHOV SÖZLERİ

İnsan inandıklarıdır.

Bizi çalışmak kurtarır.

Köpeğin ölümü de köpekçe olur.

Kadın para harcayan bir sazlıktır.




Her terbiyesizliğin bir ölçüsü vardır!

Edepli davranın, o zaman ağlamazsınız.

Yaşam geçip gitti, hiç yaşamamışım gibi.

Yalan kadar insanı alçaltan bir şey yoktur.

Erkekler kalpleriyle değil fikirleriyle yaşarlar.

Eğer yalnızlıktan korkuyorsanız evlenmeyin.

Keder sessizliğinin de ayrı bir güzelliği vardır.

Kayıtsızlık ruhun felci, bir çeşit erken ölümdür.

Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur.

En tehlikeli insan tipi az anlayan çok inanandır.

Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür.

Bilim ışıktır, cahillik de karanlık, işittiniz mi bunu?

Aşıklar birbirini sustukları zaman daha iyi anlarlar.

Sanatçının görevi soru sormaktır, cevaplamak değil.




Hayata onu bağlayan bir bağı varsa mutludur insan.

İki şeyin sınırı yoktur; dişilik ve onu istismar etmek.

Sanat insanı kanatlandırır, uzaklara, uzaklara uçurur.

Hayat seni güldürmüyorsa, espiriyi anlamadın demektir.

Son derece gururlu insanlar, susmayı ve yalnızlığı sever.

Kesin olarak karar vermek gerek, zaman bizi beklemiyor.

Daha çok gençsiniz. Lütfen okuyun genç dostum, okuyun!

İnsanlar çok acımasız! Bir de onlara nazik olmaya çalışırsın.

Birileri arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir.

Para. Ne önemi var paranın! İnsan yoksulken de mutlu olabilir.

İnsanlara biraz inanmak gerekir. Yoksa yaşamak imkansızlaşır.

Mutlu olamıyorsanız, suç sizin. İnsan kendi kaderini kendi çizer.

İnsanin huzur ve hoşnutluğu onun dışında değil, kendi içindedir.




Yaratamadığın şeyleri, yok etmek sadece barbarlıkla açıklanabilir.

Zekâ yerini başka hiçbir şeyin tutamayacağı bir eğlence kaynağıdır.

Hayatınızın sonuna kadar yaşamadıkça talihinizden şikayet etmeyin.

Sevmeden evlenmek, inanmadan ibadet etmek gibi alçakça bir iştir.

Yaşamın düzyazısı tüketildiyse, hiç değilse şiirine saygılı olmak gerek.

Her şey basit olmalıdır… Tümüyle basit… Teatral olmamaktır esas olan.

Erkekler hür ve eşit olarak doğarlar, ancak daha sonra bazıları evlenir.

Bana ayın parladığını söylemeyin; bana kırık camdaki parıltıyı gösterin.

Kendinden başka kimseye benim diyemezsin, Çünkü sadece yanındadır.

İnsanlara inanmalı ve güvenmelisiniz, yoksa hayat çekilmez bir hal alır.

Anton Çehov Sözleriİnsanın içine özgürlük düşüncesi yerleşti mi bir daha o duyguyu atamaz.

Yalnız yaşayan insanların anlatmaya can attıkları bir şeyleri vardır daima.

Bir insan bir fikre saplandı mı onun için yapılabilecek bir şey kalmamıştır.

Dünya büyüktür ama, gene de çaldığı şeyi saklayacak yer bulamaz insan.

Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte.. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size.

Ah dertli başım! Sonumuz kötü. İyiler azaldı, kötülerse her yanda kol geziyor.

Herhangi bir aptal bile bir krizi karşılayabilir; şu günden güne yaşamak seni tüketir.

Sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber; henüz ölmedik, Kötü haber; hala yaşıyoruz.

Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; Yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.

Doğa, insana belli bir yaşa gelince sevmeyi dayatıyor. Bu dönem geldi mi sev sevebildiğin kadar!

Anton Çehov SözleriŞeytan herhalde meleklerin bilmedikleri birşey olan yalnızlığı istediği için Tanrıya ihanet etmişti.

İnsanlar; eğlenebildikleriyle arkadaş, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş olurlar.

Dünya batacaksa bir an önce batsın! Boş yere uzatmanın, insanlara bir faydası yok!” diye düşündü.

Eğer sen, kusursuz olsaydın; Başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya bu kadar meraklı olmazdın.

Siz bana aptal hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin, Ben de size mutlu bir insan göstereyim.

Şurası bir gerçek ki, yeryüzünde salt mutluluk diye bir şey yoktur. Mutluluk kendi zehrini içinde taşır.

Her mutlu adamın kapısında eli çekiçli biri olmalı ve ona mutsuz insanların da olduğunu hatırlatmalı.

Ağaçların bazen boş olabileceği gerçeğini kabullenmeli, ve meyve vereceği zamanı beklemeliyiz.

İçinde yaşadığınız evren ile içinizde yaşattığınız evren arasında kurabildiğiniz bağ kadar mutlu olursunuz.

Mutlak bir mutluluk yoktur.Her mutluluk kendi içinde bir zehir taşır ya da dışarıdan gelen bir zehirle zehirlenir.

İnsan yakınlarını, onları kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anki kadar hiçbir zaman sevemiyor.

Sanat ve dehânın olduğu yerde, ihtiyarlık, yalnızlık, hastalık yoktur. Hatta ölüm dehşetinin bile yarısı kaybolur.

İşte hayat. İnsan hayatı tıpkı tarlada açan bir çiçeğe benzer. Bir katır gelip yiyiverir onu, çiçek sizlere ömür!

Eğer bir insanı gerçekten unutmak istiyorsan onunla yaşadıklarını değil, onun sana yaşattıklarını hatırla.

Sen sevdiğin için sakın utanma, bil ki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında.

Ölüm korkunç bir şeydir ama insan eğer ölmeyi başaramayıp sonsuza kadar yaşasaydı bu daha korkunç olurdu.

Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine, yüzüme karşı gösterilen gerçek bir nefreti tercih ederim.

İnsana kelebek hayatta bir kere konar; kaçırırsan başka şansın yoktur. Çünkü o kelebek ertesi gün ölmüş olur.

Yaşamanın yüksek amaçlarına ulaşmak için onurumuzu yitirmeden davrandığımız zaman hayat ne kadar güzel.

İnsanlara ne kadar değer veriyorsan o kadar tepene biniyorlar. Hele bir de verdiğin değeri onlara belli ettiğinde.

İstediğiniz kadar güçlü olduğunuzu düşünün, ölüm bir gün hepimizi alıp götürecek. Her şey yok olup gidecek. Ne hazin bir son.

Unutma; İnsanları tanıman için en uygun zaman ayrılmalarına en yakın zamandır. Çünkü o zaman sahte yüzler açığa çıkmıştır!

İki mükemmel insan asla birlikte olamaz. Çünkü mükemmel kadın 1. seferde evet demez, Mükemmel erkekse 2. Şansı vermez.

Hangi harikulade şafak hayatinizi aydınlatırsa aydınlatsın, eninde sonunda sizi tabuta çivileyip bir çukura bırakıvereceklerdir.

Mutluyken görmezden geldiğin şeyler, mutsuzken canını yakar; çünkü insan hatalarını mutluyken değil hep mutsuzken anlar.

Ağlattığın bir kadının gözyaşlarını ya o an silersin, yada o gözyaşlarında boğulmamak için ömür boyu çırpınmak zorunda kalırsın.

Basit kadın; güzel olmayı zeki olmaya tercih eder.Çünkü basit erkekte zekayı anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır.

Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı, yanlış zamanda gelen doğru insana tanımadığın sürece üzülen hep sen olursun.

Birbirimize sarılıp sevinç gözyaşları döktük. Aslında ağaran saçlarımız ve ölüme her geçen gün biraz daha yaklaştığımız için ağlıyorduk.

İnsanoğlu bir bakıma semavere benzer. Semaver her zaman rafta serin serin durmaz, bazen içine kömür doldurup cayır cayır yakarlar.

Meğerse hayat çok güzelmiş. Kitaplar ise, bu güzel hayatın kötü bit kopyasından başka bir şey değilmiş. Onlardaki, sadece gölgelerin dünyasıymış.

Cesareti ruhundan karnına geçmiş, orayı kazımış, sonra topuklara inmiş, çizmelerine saplanmıştı. Oysa delik deşikti çizmelerinin altı. Felaket!

Söyle bana neden beklemek gerekiyor? Yaşama sevincimiz tükenmişken ama yaşamamız gerekirken ve içimiz yaşama arzusu ile dolup taşarken beklemek niye!

Temiz bir yürekten kopan bu çağrıda neden bir keder çınıltısı duydum, neden acıyla burkuldu yüreğim?.. Eğer bir gün hayatım sana gerekecek olursa gel ve al onu.

Basit bir kıskançlık olayı bu. Yeteneği olmayıp da hevesi olanların gerçek yeteneklere çamur atmaktan başka yapacakları bir şey yoktur çünkü. Ne denir, bu da bir çeşit avuntu işte!

İnsanlar yüksek sesle konuşmaktan, mektup göndermekten, arkadaşlıklar kurmaktan, kitap okumaktan, yoksula yardım etmekten, insanlara okuma yazma öğretmekten korkar olmuştu.

Bir kadın, “Seni seviyorum,” diyorsa, bu, “Senin kaygılarını gidermek istiyorum, seninle dünyanın öbür ucuna bile gidebilirim, eğer sen cehenneme gideceksen ben de seninle gelmeye hazırım,” demektir.

Üç Çeşit İnsan Vardır: 1 Ekmek gibidir; Her zaman ararsın ”bazen” bulursun 2 İlaç gibidir; İhtiyacın olduğunda ararsın ”pek az” bulursun 3 Mikrop gibidir, Sen aramasanda olur, Çünkü o seni ”her zaman” bulur.

Bu ıssız ormanda kurtlardan, vahşi hayvanlardan, cadılardan, cinlerden hiç korkmam da insanlardan çekinirim. Ormandakilere karşı silahla kendini koruyabilirsin ama kafasında kötülük planlayanlara karşı yapabileceğin hiçbir şey yoktur.

Henüz genç, sağlıklı ve varlıklıyken asla iyilik yapmaktan vazgeçme! Mutluluk kalıcı değildir, olmamalı da zaten, hayatın bir amacı veya anlamı varsa bunlar bizim küçük mutluluklarımızda değil, mantıklı ve büyük şeylerdendir. İyilik yapın!

Pekala. Bizden sonra balonlar uçacaklar, ceketlerin modası değişecek…Belki de altıncı hissi bulup geliştirecekler. Ama hayat o eziyetli, o esrar dolu, mutlu hayat, yine eskisi gibi kalacak. İnsan bin yıl sonra da yine hep öyle içini çekerek: ”Ah yaşamak ne zor!” deyip duracak, bununla birlikte yine, tıpkı şimdiki gibi ölümden korkacak, onu istemeyecek!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.