Fuzuli Sözleri

3
2392

SAYFA İÇERİĞİ: Fuzuli Sözleri, En Güzel Fuzuli Sözleri, Kısa Fuzuli Sözleri, Fuzuli Aşk Sözleri, Fuzuli Sözleri Facebook, Etkileyici Fuzuli Sözleri, Özlü Fuzuli Sözleri, Kısa Fuzuli Sözleri, Fuzuli’den Sözler, Fuzuli En Güzel Aşk Sözleri, Fuzuli En Güzel Sözleri


Fuzûlî, Azeri Türk divan şâiridir. Asıl adı Mehmet bin Süleyman’dır. Türk şiirini önemli ölçüde etkilemiştir. Sayfamızda en güzel Fuzuli sözlerini bir araya getirmeye çalıştık. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz. 


FUZULİ SÖZLERİ

Aşk canın belasıdır!

İlm kesbiyle pâye-i rif´at.

Dünyada ümit bir direktir.

Cesaret ve edep atalar mirasıdır.

Cana tamah etme can elbet geçicidir.

Deliye hazine değil virane gerektir.

Topraktan olanı toprağa vermek gerek…

Varlık gam tuzağıdır hür olmak yoklukladır.

Zaman! Ah zaman! Hem dost hem düşman…

Sussam gönül râzı değil, söylesem kâr eylemez.

Vuslat! Ah! Ne efsunkâr bir kelime ne kutlu bir an!

Evlad can cevherine bedeldir; evlad bırakan ad bırakır.

Beklemek yaşamanın en acı veren, en korkunç halidir.

Hicran vuslatın gecesi ise; vuslat firakın şafağıdır fecridir.

Selâm verdim; rüşvet deyüldür diye, selâmım almadılar.

Aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad…

Dünyaya ümit tutmak olmaz; asla ölümü unutmak olmaz.

Kızlar gizli gerek. Gizli olduğu için değerli değil midir hazine?

Aşıklar zelil ve bayağı olur safâ ve saygınlık sevilene yaraşır.

Dünyada her ne var ise kaynağı aşktır; ilim ise koca bir dedikodu.

Ebedi sevgi ezelde takdir edildiyse bu kader kaza ile önlenebilir mi?

Ya Rab bana cism ü cân gerekmez, cânân yoğ ise cihân gerekmez.

Söylesem tesiri yok, sussam gönül râzı değil. Aşk imiş her ne var âlemde.

Güzellik olmasa aşk ortaya çıkmaz; aşk olmasa güzellik yüz göstermez.

Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşina beni, Bir dem belâ-yı aşktan etme cüda beni.

Aşk kalpten, dost sırttan vurur. Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır.

İyi haber karınca hızıyla yürüyemezken kötü haber şimşek süratiyle yayılır.

Selâm verdim; rüşvet deyüldür diye, selâmım almadılar.(Şikâyetname’den)

Ne yanar kimse bana âteşî dilden özge, Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı.

Nefes hesabıyla sona erince ömür ya bir kurtuluş ve muştu; ya bir başlangıç ve korkudur.

Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever, Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever.

Tanrım, aşk belasıyla beni tanıştır/bir an bile aşk belasından uzak tutma beni.

Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, çevremde bela girdabından başka dönen kimse yok.

Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı şirişk ki gözüm görmeye o mah-likadan gayrı.

Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar,/Ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar.

Güzelliğin vasıflarını söylemek için söz çoktur; ama güzelliğin tatlılığına hiç söz yoktur.

Aşktır ki vesairedir. Kapına geldik aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize.

Kimseye verme ağlayıp inlemeyi benden gayrı; kimse perişan olmasın, aman!

Yar için ağyare minnet ettiğim aybeyleme, bağban bir gül için bin hare hizmetkâr olur.

Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar, Ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar.

Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı şirişk/Ki gözüm görmeye o mah-likadan gayrı.

Canını cananına vermektir, kemali aşıkın. Vermeyen can itiraf etmek gerek noksanın.

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı?

Ayrılık günü yüzüme perde çek ey kanlı gözyaşı! Ki gözüm o ay yüzlüden başka bir şey görmesin.

Mende Mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var, Aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var.

Aşk ayıbı zamandır, aşk canın belasıdır, aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad…

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib. Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.

Öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa.

Başımın dönmesi, misk kokulu kâküllerinden; düşkünlüğüm ise, dağınık saçlarını hatırlamaktan…

Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir,Ben kimem sâki olan kimdir mey-i sahbâ nedir.

Suya virsün bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesün, bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zara su.

Allah’ım! Yani aşk derdine tutsak etme hiç kimseyi ve ayrılık yarasıyla baş başa bırakma tanrım!

İlm kesbiyle pâye-i rif’at/Ârzû-yı muhâl imiş ancak/Aşk imiş her ne vâr âlemde/İlm bir kîl ü kâl imiş ancak.

Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.

Ateşli ahı dağı eritmekten aciz kalmış dağ eri Ferhat’ın. Ne yapsın miskin, işte o kadar imiş onun da aşkı.

Yanağını görünce dün senin ey sevgili, fuzuli can verdi hemen ”canım var”, deyip dururdu, meğer bir emanetçiymiş.

Hasretle baktıkça sana, kanlı yaşlar dökülür gözlerimden. Kirpik oklarını gördükçe, delinir bağrım ta derinden…

Göğsümü yar da gönlümün aşkla nasıl çırpındığını gör; pencere aç da her solukta havadan dalgalanan denize bak.

Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.

”Mende Mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var, Aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var.”

Ey gönlüm! Ver canını sevgilin bir süzgün bakışına; bunun içindir çünkü seni bunca zaman canla başla beslediğim… 

Bende Mecnun’da olduğundan daha fazla aşıklık kabiliyeti, sevmeye doğal eğilim var. Gerçek aşık benim Mecnun’un sadece adı var.

Aşk derdinin yağmasından gönlümü ve canımı kurtarmaya çalışmam asla; amacım çapkın gözünün dikkatini çekebilmek içindir.

Cihanda eski usuldür fayda arayan zararı da istemiş olur Sevgili isteyen eziyete hazırlanmalı; define arayan yılanı göze almalıdır.

Bende mecnun’da olduğundan daha fazla aşıklık kabiliyeti, sevmeye doğal eğilim var. Gerçek aşık benim Mecnun’un sadece adı var.

Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp de hala yaşayanlara hayranım.

Öyle kaybettim ki kendimi aşk içkisiyle, anlamıyorum dünya nedir? Ben kimim, saki olan kimdir ve içki kadehi nedir? (Unuttum!..)

”Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile mahvetsin), boşuna yorulmasın;/Çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.”

Gönül kuşum dağınık saçların arasında yuva kurdu ey sevgili! Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gönlüm senin yanındadır.

Vuslat olunca ayrılıktan korkmak gerek. Vuslat! Ah! Ne efsunkâr bir kelime ne kutlu bir an! Zaman! Ah zaman! Hem dost hem düşman…

Ey tabib! Aşk derdiyle başım hoş benim; yaramdan el çek sen. Bana derman hazırlama ki senin merhemlerin benim ölümüm sayılır.

Onsuzluk yurduna varayım diyorsan eğer, varlığını yok eyle, tıpkı dünya gibi! Her gün dünyayı süsleyen güneş misali, çek eteğini gördüklerinden…

Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ”ne haldesin? ” diye sormuyorsun ya asıl dert bu.

Dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur, aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur.

Varlık Allah’a aittir. Gerisi hep hayal ve düşten ibarettir. Bugüne dek bildiğim, bulduğum ve sahip olduğum her şey gerçekte O’ndan ibaret imiş. Zannım, hakikate yönelince sevgim de aşk oluverdi.

Varlık Allah’a aittir. Gerisi hep hayal ve düşten ibarettir. Bugüne dek bildiğim, bulduğum ve sahip olduğum her şey gerçekte O’ndan ibaret imiş. Zannım, hakikate yönelince sevgim de aşk oluverdi.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.