Rasim Özdenören Sözleri

1
3160
Rasim Özdenören Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Rasim Özdenören Sözleri, Rasim Özdenören, Rasim Özdenören Sözleri ve Alıntıları, Rasim Özdenören Alıntıları, Rasim Özdenören En Güzel Sözleri, Rasim Özdenören İslam İle İlgili Sözleri, Rasim Özdenören Özlü Sözleri, En Güzel Rasim Özdenören Sözleri, Rasim Özdenören Sözleri Facebook


Sayfamızda Türk Öykü ve deneme yazarı olan Rasim Özdenören sözleri ve alıntılarını bir araya toplamaya çalıştık. Beğendiğiniz sözleri ve alıntıları sosyal medya hesabınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz.


RASİM ÖZDENÖREN SÖZLERİ

İnsan eskir, eskimeyen zamandır.

İslam, Müslümanlara bir emanettir.

İnsanlar birbirlerini çok geç tanıyor.




O şimdi kendinden kaçmayı yaşıyordu.

Hep kendi yüreğine dalmak kurtuluş bundadır.

Özlemek ora ile bura arasında gerili durmaktır.

İslam, Batı’nın zihin kalıplarına göre anlaşılamaz.

Müslümanın en etken tebliğ aracı bizzat yaşayışıdır.

Oysa zaman belki bir ömür boyu süren bir tek andır.

Allah’tan başkasına kulluk edeni Allah her şeye kul eder.

Sanıldığı kadar kimse dayanıklı değildir gerçekler karşısında.

Kendini eleştirme, aslında açık kafaların ve açık ruhların işidir.

İşte yaşamak dediğin böyle ikilemlerden, zor sorulardan ibaret.




İnsanın yapmadığı şeyi söylemesi nasihat değildir, ahkâm kesmedir.

Ama ”kendini bilme”den maksat, temelde, ”kul” olduğunu bilmesidir.

Hem milliyetçi olacaksınız hem de anti emperyalist bu mümkün değil.

Müslüman çağın gözüyle İslama bakmaz, İslamın gözüyle çağa bakar.

Hep yalana inanmaya alışmış olanlar doğruya inanmakta güçlük çeker.

Eve kapanıp kalmakla insan değiştirmek istediği dünyayı değiştiremez.

İnsan onunla tanıştığı anda, onu sanki baştan beri tanıyormuş gibi oluyor.

Eğer ilim, ”hazmıyla” birlikte gelmezse, o ilim insanı bozar, yolunu şaşırtır.

Ağlamak… yalnız gözyaşı dökebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini.

Kimi zaman başkalarının adaletindense, kendi inandıklarına sığınmak yeğdir.




Dünyevi zeminde en güzel ağlama biçimi, sevgiliyle baş başa gerçekleştirilendir.

Yanan her yürek, nerde bir alçak varsa onun yüreğine saplanan bir hançer olmalı.

“Yarın” diye düşünülen şey artık çoğumuz için öte dünya kaygısı olmaktan çıkmıştır.

Bir insanın amelleri şeriata uygun değilse, onu uçarken bile görseniz itibar etmeyin.

Hem bu deveyi güdecek, hem bu diyarda kalacağız. Çünkü deve de bizim, diyar da.

Kimse olduğum gibi görmek istemiyor beni. Herkes kendi icat ettiği gibi bakıyor bana.

Ben, asıl kendi hatalarından kaçan, kendi hatalarını görmezlikten gelen tavırdan korkarım.

Doğmamış çocukların rızıkları yüzünden uykuların kaçtığı dünyada bir bozukluk olsa gerek.

Bildikleriyle amel etmeyen birinin, bilmediklerini öğrenme çabasına düşmesi anlamsız olmaz mı?

Müslümanın anti emperyalist oluşu, basit bir siyasi tavır alma meselesi olarak yorumlanmamalı.

Sözünün söylenmeye değer olduğuna inanan kimsenin bu sözünü söylemekten vazgeçtiğine tanık olunmamıştır.

Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur. Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır.

Bugün Müslüman olduğunu söyleyen milyonlarca insan, aslında İslamın hakikatinden uzak bir hayat sürmektedir.

Ve şimdi, öyle düşünüyorum ki, tecrübe denilen şey, insanın hayatında yer etmiş olan hayal kırıklıklarının toplamıdır.

Biz, Osmanlı’yı bütün hatalarına ve her şeye rağmen mücerret bir İslami gayret içinde gördüğümüz için severiz.

Küstaha şefkatle davranıldığında yola geleceğini düşünen aldanır: ona, onun anlayacağı dille konuşarak haddi bildirilmelidir.

Geç demek, çaresizlik demektir.Yani artık yapacağı bir şeyin kalmadığına inanmak demek.Oysa biz daha yeni başlıyoruz.

Ancak halen Müslümanların önünde duran handikaplardan biri, onların İslam’ı anlamak hususunda karşı karşıya bulundukları güçlüktür. 

Bol bol okuyun ve okumayı terk etmeyin. Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur. Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır.

İslam Allah’ın indirdiği ve kabul ettiği tek din olarak, başka hiçbir dünya görüşüyle, başka hiçbir fikirle, amelle uzlaşmaya girmeye muhtaç değildir. 

Kuru ağacı canlandırma niyetiyle sulayabileceğin gibi, onu çürütmek için de sulamanın yolu açıktır. Üstelik her ikisi için gerekli olan eylem birbirinin aynıdır.

İslami bilincin iade edilmesi soyut olarak doğru düşünmekle elde edilemez. Doğru düşünme tarzını, aynı zamanda bir yaşama alışkanlığı haline koymak gerekiyor.

Yapacak işi olan, diyecek sözü olan onu söylüyor ve onu yapıyor. Yapacak işi, diyecek sözü olmayansa, başkasının yapıp ettiklerinin dedikodusunu yapmakla meşgul oluyor.

Çünkü beklemek çok korkunçtur, usul usul geleceğini bilerek ama ne zaman ölüm meleğinin kanadını açıp kendisini kapacağı anı bilmeden, bu meçhul anı bilmeden beklemek.

Bence bir insanı tanımanın tek bir yolu vardır,onu bitmiş kabul etmek. Onu artık yaşamıyor saymak. İnsan ancak böyle bakınca onu olduğu gibi, tamamlanmış olarak görebilir.

İnsan ancak Allah’ın rızası için hareket ederse hasbiliğini de nefsinin iğvalarından korumuş olur. Yoksa mücerret hasbî olma iddiası insanı kolaylıkla nefsinin rızasına râm edebilir.

Görmenin düzenini Allah öğretti. Onun öğrettiği yol dışında bir yol denemek boşuna uğraşmaktır. İnsan sahiden görmek istiyorsa, kendisine öğretilen yola teslim olacaktır.

Aslında, ilim denilen vakıanın mücerret gayesi, insanın kendi nefsini beğenmekten alıkoyması, artı, ilinde derinleştikçe, kendi hiçliğini, aczini daha derinden hissetmesine yol açmasıdır.

Batı kafa yapısı, dini felsefe haline getirmiştir. Dinin hayata müdahale edecek, hayatı sevk ve idare edecek özünü iptal etmiştir. Marx, din afyondur, derken asıl bunu anlatmak istiyordu.

1 YORUM

  1. Değer olduğuna inanan kimsenin bu sözünü söylemekten vazgeçtiğine tanık olunmamıştır.” ”Müslüman çağın gözüyle İslama bakmaz, İslamın gözüyle çağa bakar.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.