Sadri Alışık Sözleri ve Replikleri

1
9705
Sadri Alışık Sözleri ve Replikleri

SAYFA İÇERİĞİ: Sadri Alışık Sözleri, Sadri Alışık Replikleri, Sadri Alışık Sözleri ve Replikleri, En Güzel Sadri Alışık Sözleri, En Güzel Sadri Alışık Sözleri ve Replikleri, Film Replikleri, Güzel Sözler, En Güzel Sözler, Sadri Alışık Sözleri ve Replikleri Resimli


Sadri Alışık 5 Nisan 1925 yılında  İstanbul’ da doğmuş, 18 Mart 1995 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Tiyatro, sinema oyuncusu ve Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük komedyenlerdendir. 100’ün üstünde filmde oynamıştır. En güzel Sadri Alışık sözleri ve repliklerini bulabileceğiniz sayfamızda, beğendiğiniz sözleri sosyal medya hesabınızdan paylaşabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz.


SADRİ ALIŞIK SÖZLERİ

Bu da mı gol değil be?

Bazen bir gülüş için ömür bile verilir.

Canımsın be yüreğimsin ötesi var mı?




Spak üç çay çek bize oradan, demli olsun.

Ama kabahat bende değil. Şarkılardaki o kızda.

Bakma bana öyle derin.Kederimden geberiyorum.

Kızarsam geçer ama. Soğursam eskisi gibi olmam.

Seni gördüğüm an zıpkın yemiş orkinosa döndüm.

Sen bakma fotoğrafımıza içimize bak. Tabii görebilirsen.

Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim, prensip meselesi.

Yaşamak Müjgan gibi bir şeydir, ölmek Müjgan yok demektir.

Sen sağ ben selamet. Haydi oğlum Kazım sefalete devam et.

Korkma, dünyada her zaman inanılacak sağlam şeyler bulunur.




Şimdi sizden tek isteğim beni hep sevin ve beni hiç unutmayın.

Gene yutulduk, gene meteliğe atıcak kurşunumuz bile kalmadı.

Yine her şey bu gece’de olması gerektiği gibi; üzüntülü ve ağır.

Bakma kılığımıza. Hovardalıktan geldik bu hale, fukaralıktan değil.

O tabancayla ben sana bi şey yapardım ama o film bu film diil işte.

Erkekliğin haritası böyle yazar.. Delikanlı adam toz kaldıracak biraz!

İkinci bir şans verilse; Seven yine sever,  vuracak olan yine vururdu.

Benimki dün gecede gelmedi nasılda bekledim be 10 senelik bekledim.

Kötülük içkide değildir ki, kötülük insandadır. Ama suçu hep içkiye atmışlardır.

Sokak köpeklerine selam vermeye başladıysan, insan olmaya çeyrek kalmıştır.




Para basmakla adam adam olsaydı darphane müdürünün mezarına nur yağardı be.

Lağımcı değiliz oğlum. Balıkçı adam kokusunu değiştirdi mi mesleğini inkar etmiş olur.

Zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler, unuttum bende unuttum. Hiç aklıma gelmedi!

Seni öyle bir severim ki, Dengeni kaybedersin. Kiliseye gider, ‘Selamun aleyküm’ dersin.

Kalmışım ara yerde tozdayım dumandayım, kirli bir mekândayım iğrenç bir zamandayım.

Senin her şeyin yerinde ama dilin torna görmemiş. Akşam gel de öğretiyim küçük hanım.

İnsanlarda benim gibi kara bahtım kem talihim şarkısı ile idare ediversinler. İşte o kadar.

Sadri Alışık Sözleri ve ReplikleriYani bişi değil ama bir kişide çıksa bir aferin sallasa Allah’ıma kitabıma canımı veririm be.

Ümitli yada ümitsiz olmak bize düşmez . Biz bayrağı teslim edeceğimiz günü beklemekteyiz.

İyi insan olmanın da, hoş görünün de, sevmenin de sermayesi bedava. Sevin lan bir birinizi!

Madem ki günün birinde hepimiz çekip  gideceğiz; o halde bunca matem, bunca kahır ne için?

Nasıl severim seni bir bilsen. Ellerini, saçlarını, mülteci bakışlarını. Birde; Ayhan Işığı, Belgin Doruğu.

Gün bitti be usta … Ne kaldı geriye,  Kursaktakilerden başka…Nasip ..! Belki yarına, Belki sonsuza.

Bizde çakırın meyhanesinde hicran yine mi hicran bu aşkın sonu söyle şarkısına atalım kendimizi.

Sadri Alışık Sözleri ve ReplikleriÖpüşecek birilerini aramadık hani. Bizim için ölsünde demedik. Az bir şey sevsin üstünü biz tamamlardık.

Sevildiğin kadar zenginsin, sevdiğin kadar cömert.  İnandığın kadar özgürsün, yaşadığın kadar ölümsüz.

Ne zaman gol diye sevinsek arkamızı dönüp baktığımızda ofsayt bayrağını kaldırmış bir hayat görüyoruz.

Gitti diye niçin ödüm koptu? Bu kız temelli kalıcak değil ya, birgün elbet gidicek. Giderse felaketim olur be.

Günü birlik kazan, günü birlik yaşa ee sonu ne olacak bunun? Günün birinde kimsesizler mezarlığına atarlar bizi.

Ulan ne var sende be? Yeni bir tedavi şekli mi buldum yoksa? Her ne hal ise, seni düşünmek iyi geliyordu bana.

Benim hayatım hüzama çalar hep, İnceden hicaz bir girizgah ile. Ertesi hariciden gazeldir. Hafiften bir kemani kılarnet taksimiyle.

Bu lafların hiçbir lüzumu harbiyesi yoktur, neden dersen, çünkü bunların hepsi hoş fakat boştur, senin yolun düz bizimkisi yokuştur.

Ve serseri, ve efendi, ve hüzünlü, ve komik, ve gönlü zengin, ve cebi delik, ve karmakarışık…Hayat işte, çokça Sadri Alışık.

Korkma! Paramız yok ama yaşıyoruz, sağlamız ve artık iki kişiyiz .. Fakir ümidi işte .. Dünyada her zaman inanılacak şeyler bulunur.

Yahu ben kuruntu yapmam. Bi şey var Müjgan’da. Yüzüğünü takmadı, yüzü hiç gülmedi. Ya Müzgan bugün güzel bile değildi. Ötesi var mı?

Şanzımanı görme, motor desen yani gelinlik kız hemde namuslu tarafından. Şu nikelaja bak be böylesini Dolmabahçe sarayına ayna diye asıyorlar.

Dalgalarla boğuşmaktan yorgun düşmüş bir gemiyim, bir limana ihtiyacım var sığınacak. Öylesine yorgunum işte, öylesine düşkün, öylesine bitap.

Kimimiz hasretiz sevdiğimize/ Kimimiz yanarız gençliğimize/ Gelmeden yolculuk sırası bize/ İçelim a dostlar neşe dolalım/ İçelim bu akşam sermest olalım.

Öyle bir sevdim ki Müjgan’ı dünyamı şaşırdım. Haddimi bilemedim. Evleniriz gibi geldi bana. Evimiz yuvamız olur, ışığımız yanar, fakir soframız kurulur gibi geldi.

İyi niyetten kaybetmek mi?  Kaybetmeyi göze alacak kadar “iyi niyetli” olmak mı?  Yoksa bile bile lades miydi bizimkisi? Ben hep iyi niyetimden kaybettim abi.

Sen ofsayt nedir bilir misin abla? İşte o benim. Ömründe hiç bir işe yaramamış bir baltaya sap olamamış bir hergelenin heykeli dikilse. Benim kalıbımı dökerlerdi!

Daracık sokaklara girmişim. A dostlar tutup sofralar vermişim. Ya ev bark kurup satmışım. Avarelik mavarelik etmişim. En sonunda, oyuncu olmuşum olabildiğimce.

Görmedim ömrümün âsûde geçen bir demini/ Çekerim hep o siyâh gözlerinin mâtemini/ Hasretiyle inlediğim çekti benden elini/ Çekerim hep o siyâh gözlerinin mâtemini.

Bu amca bey. İyi adamdır hoş adamdır, Dili tatlı cebi beş altı katlıdır, Kalbi derin bir yerlerde saklıdır, Ve siz ne söylerseniz söyleyin en sonunda yine o haklıdır. Hey yavrum heyy.

İstemesekte, büyür…/Ağaçlar, çocuklar, insanlar./İstemesekte solar çiçekler../ Birleşin kardeşler, arkadaşlar/ Neden uzak durursun a Beyazıt kulesi./ Galata’da dostun var.

Ya buram yanıyo abi direksiyon, yol, taş, viraj, yav trafik memurunu Türkan görüyorum iyi mi. Sebepsiz yere doluyo gözlerim ne yemek ne içmek durup dururken bi ağlama ölüyorum be.

Zaten onu hiç sevmedim ben, hiç sevmedim. Yalnızlığımı bölüştüm bir ara hepsi o kadar. Sonra içten içe gülüştük biraz, bir demet çiçek, niyet kuşu, deniz kıyısı, karpuz sergisi, falan filan.

44 yıldır çok sevdiğim bir mesleği yapıyorum. Bunun acısını, ızdırabını, yorgunluğunu, kederini, meşakkatini çektim ama şerefini taşıdım... İnanır mısınız? Bütün bunlardan sonra ölürken mutlu öleceğim. (Bir Yudum İnsan/Sadri Alışık)

Seni gördüğüm zaman böyle içimde bir şeyler oldu. Konuşmayı beceremem ama anladın di mi? Canımsın be! Güneşimsin havamsın, yani şu ağzımdaki izmarit yok mu kız! İşte onun gibisin be! Yani buramdasın be! Sen hayatın tek golüsün yani.

Hayat demek ölümü beklemek demektir, az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Bir çok şeyin tadına bakacağız sonra da ister istemez gidiyorum elveda şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.

O böyle kolalı ütülü bir adam istiyor bende akşam vakitleri meyhabeleri seviyorum deniz kıyısında sandalda balık kızartanları seviyorum sarhoşladım mı şarkı söylemeyi bayram yerlerinde cambaz seyretmeye bayılıyorum istasyonlarda sırtüstü yatıp trenleri dinliyorum.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.