Semt Çocuğu Sözleri

0
8585
Semt Çocuğu Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Semt Sözleri, Semt Çocuğu Sözleri, En Güzel Semt Çocuğu Sözleri, Atarlı Semt Çocuğu Sözleri, Atarlı Giderli Semt Çocuğu Sözleri, Semt Çocuğu Sözleri Facebook, Kısa Semt Çocuğu Sözleri, Atarlı Sözler, Giderli Sözler, Semt Çocuğu Kısa Sözleri,


Sayfamızda semt çocuklarının atarlı sözlerini bir araya getirmeye çalıştık. İsyanını en yüksek perdeden seslendirenlerin duygularına tercüman olacak sayfamızı beğeninize sunuyoruz. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızdan yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize gönderebilirsiniz. Sayfamıza katkılarınızı bekliyoruz.


SEMT ÇOCUĞU ATARLI GİDERLİ SÖZLERİ

Semt bizim, ev kira!

Semt bizim, aşk bizim!

Herkesin acısı, sevgisi kadar.




Öl desen, belki de ölecektim.

Kendin ol, öyle daha güzelsin.

O beni unuttu, ben mutluluğu.

Bakın bize… Gerek var mı size?

Şimdi yoksun ama iyi ki vardın.

Çok zor bazen avaz avaz susmak.

Söylenemiyor çok şey, susmadan.

Oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey.

Ne kadar duman, o kadar randıman oğlum.

İki kelime yetiyor, seni seven kalbi kırmaya.




Bir bozuk saattir yüreğim. Hep sende durur.

Sen benim şehrimdeki bütün sokakların adı.

Çıkacak can kalmadı ki, yaşanacak acı olsun.

Geçici heves değil… Hak edene nefes olurum.

Başkalarına müsait olan; beni meşgul etmesin!

O kadar güzel güldün ki sevmeden geçemedim.

Önce teorin olacak. Sonra yükleneceksin pratiğe.

Cam gibi olacaksın bu hayatta; kıranı keseceksin!

Yaralıyoruz kendimizi, sevmeyen yüreksiz biri için.

Hayal et, hayallerinle yaşa, ama hayallerinle ölme!




Boğuldum dili süslü ama yürekleri boş insanlardan.

İnsanı yorgun kılan hayat değildir taşıdığı maskedir.

Çok vakit kaybettik çok, artık mutlu olsak diyorum.

Hayatı terbiye edemiyorsan; gülerek küfredeceksin!

İçimizi umutlar, hayatımızi da kahpe insanlar s….iyorr.

Kış bahane aslında, sahte insanlar soğutuyor bu hayatı!

Ben bu semtin boş sokaklarını sevdim, muhabbetini değil.

Kahve gibi kahbeler vardır yaptıkları kırk yılda unutulmaz.

Herkesin bir gideni vardır, içinden bir türlü uğurlayamadığı.

Senin küçük bir elvedan, böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi?

Yanıma yakışmadın belki, ama küfürlerime çok yakışıyorsun.

Madem şekerden daha tatlısın, gül o zaman herkes patlasın.

Hayat tesbih gibidir. Bazen sallamak, bazen çekmek gerekir.

Bazı renkleri sen seçemezsin o seni seçer,  ”kahberengi” gibi!

Ne kalmak için bir sebep, nede gitmek için bir neden bırakma!

Biz aşkın kitabını yazarız da, kimsenin okumaya alfabesi yetmez.

Yanındakiyle sana mutluluklar, ama unutma bu semt size çok dar.

Gerek yok hayat, güzel olmana, biz hep güzel kafayla baktık sana.

Deli tarafıma denk gelmeyiniz. Zira orada; ben bile hükümsüzüm.

Adaleti olmayan bir hayatın, kahpeliklerinde kayboldu gençliğimiz!

Beni başkasıyla kıyaslama. Onlar bedenine hasta , ben bakışlarına.

Kimleri sevdiysem vefasız çıktı, bir candan sevene düşmedi şansım!

Mademki hatırı yok bunca senenin, namı namert olsun geri dönenin.

Alışmaktan korktuğum için, konuşmaktan vazgeçtiğim insanlar var!

Anlamam o kadar incesini. Sen yanımdayken yaşamak güzeldi işte.

İçini dışından daha çok süsle, dışın halkın,için Hak’kın baktığı yerdir.

Aldatan kişinin cinsiyeti ne olursa olsun medeni hali hep ”şerefsizdir.

İkonlara poz veren gençlerden olamadık ama mobeseler bizi iyi tanır.

Mahşere kalmış bir alacağımız yok, kalan razı gidenler Allah’a emanet.

Kuyumu kazdığın kürek benimse eğer, sapına dikkat et g…ne girmesin.

Arkamızdan konuşup beste yapacağına, yüzüme konuşta düet yapalım.

S..tir olup gitmek kolaysa senin için, el sallamak sorun değil benim için!

Yanıltmasın seni melek bakışlar; Bazı kaşarları şeytan bile ayakta alkışlar.

Gidene üzülme sevseydi gitmezdi, gelene sevinme o da başkasından geldi.

Dil, “Nasip değilmiş.” diye söyler, kalp “Allah’tan ümit kesilmez.” diye atar.

Ağır bir ruh hastası olabilirim ama, bana yaşattığın o anıların taa a… k…m.

Anamızın duasıyla hayatımızı, paramızın yettiği kadarda kafamızı yaşıyoruz.

Bu dünyada, mutluluk adaletli davransaydı; bu gençler sokaklarda kalmazdı!

Yüreğimin güzelliğini görmeyenlere alt yazı geçmem, sen bilirsin der, geçerim!

Mahallenin hep kötü çocuklarıydık, hiç iyi olmayı düşünmedik, çünkü farklıydık.

Boş boş yaşadığımız hayatın; dolu dolu gecelerinde kaybolup gitti gençliğimiz.

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin.

Ben hayatım boyunca; hep kendi canımı yaktım, belkide bu yüzden kaybettim!

Ne yarım kaldım senden sonra nede yaralı, ne sen yıkabilirsin beni nede en kralı.

Bu kahpe, bozuk düzene; boyun eğerek değil, kafa tutarak, adamlığını ispatlarsın.

Ölüme meyilli olan hayallerin; bembeyaz düşlerinde kayboldu gitti çocukluğumuz.

Güzelliğin seni bambaşka yerlere getirebilir, ama seni orada ancak karakterin tutar.

Hata yaptık sevgili, bir ilişkiyi yürütemiyorken, bir bebeğin yürüme hayalini kurduk!

Sizin o tipsiz dediğiniz çocuklar var ya; Onlar kendilerine bakmıyor, ailesine bakıyor!

Geçmişte sana zarar verenleri unut; Ama asla o zararın sana neler öğrettiğini unutma.

Öptürmüyor diye ayrılırsınız, sonra namuslu kız ararsınız lan siz ne tür bir  yavşaksınız!

Özledim ama belli edemem. Çünkü ”öyle olması gerek” gibi tuhaf bir cümle var içimde.

Sen suskun serseri, ben ise o serserinin esiri, unutma be serseri senin için ölür bu liseli.

Kimsenin sevgisine ihtiyacım yok benim, annem iyi olsun, babam dik dursun yeter bana!

Dava adamı olmak için önce adam olmak gerek, dava öğretilir ama adamlık öğretilemez!

Elbette başkasıyla mutlu olabilirim! Önemli olan seninle mutsuz olmaya bile razı olmamdı.

Önemli olan cümle değil… Cümlenin sonundaki nokta olmaktır..! Son noktayı da koymaktır.

Ve dövüşebilirim.. Doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum her şey ve herkes için.

Benim rahat edemediğim yerde kimse istirahat edemez. Keyfe keder kralına değil alayına gider.

Biz buraya ait değiliz abi. Bu hayat bizi kesmez. Bizim olayımız ayrı. Ortamımız da ayrı olmalı.

Madem ki, önemi yok geçmişte yaşanan onca şeyin; o zaman geçmişe dönenin, geleceğini s…yim!

Sen hayata bırakıyorsun, ben ise psikolojik yapıma! Sen kaderine rest çekiyorsun, bense alayına.

Karanlık çökünce ortaya çıkar müptezeller… Hepsinin dilinde aynı şeyler, hani yok mu bir şeyler?

Ne kemik uğruna köpek olduk, nede çıkar uğruna çakal. Biz hayatımız boyunca hep dik durduk!

Yok artık eski çocukluğumdaki mutlu günlerim; şimdi gündüzlerim, rol, gecelerim, fail-i meçhul!

İstemezdim kötü şeylere müptela olmak; Fakat zordu boş kafayla yokluğunun tribinden sağ çıkmak!

Ölmüş bir aşk vasiyetidir bu sana.. Madem kimsem olamıyorsun, kimsen o ol ve kal oralarda.

Senin nokta koyduğun yere öyle bir cümle ile başlarım ki; koyduğun her nokta en çok da sana koyar.

Sana yazdığım onca sözden sonra, hala umrunda değilsem eğer, artık neremde olduğunu anladın sen!

Siz namusu o kadar çok kadınlara yüklediniz ki! Çevrenizdeki namussuz erkekleri göremediniz

Tıpkı yıkılmış bi şehir gibiyiz sokaklarımızın hepsi viran… Şimdi keyfimize takılıyoruz anladık herşey yalan.

Onlar benim hayal kırıklıklarım… Sen toplasan, bir araya getirsen bile olmaz… Yoruldum artık. Vazgeçtim.

Biz haklı yada haksız olduğumuz durumlarda değil, karşımızda adam olmadığını anladığımız zamanlarda susarız.

Belki gözlerim mor, belki tipim serseri; ama hani siz rahat olun, bu çocuk hepinizden daha yürekli daha şerefli.

Gözlerimi kaçırdığım için pişman oluyorum bazen. Sonra özlüyorum. Keşke doya doya baksaydım diyorum.

Sevdin mi dünyalık değil, ahiretlik seveceksin…! Mahşer günü sevdiğinin elinden tutup, Allah’a yürüyeceksin!

Oluruna bıraktık artık hayatı, gelişi güzel yaşıyoruz. Kısacası; prensip olarak s…lemiyoruz 3-5 kuruşluk insanları.

İhanetlerini giyinmişsin yine çok şıksın… Sana hep söylüyorum, bu kadar özenme kendine, sen her halinle kahpesin!

Hayallerim gibisin sevgilim; ulaşılması imkansızsın ama, hep bir umut verip, peşinden koşturmayı başarıyorsun.

Tek farkımız senin züppeleri benim sokakları seçmemdi. Bundan sonra; kerhaneler seni, sokaklar beni konuşacak!

Benim sevgimin olmadığı yerde kokumu ararsın kokumu bulamazsan rüzgarımı onuda bulamazsan varlığımı bil yeter.

Artık seni düşündükçe aklıma bir kaç kelimeden fazlası gelmiyor. İç sesim diyor ki; Sen ve senin gibiler, alayınızın a.. k..yım!

O özlemeden hayatına devam ediyordu, hiçbir şey olmamış gibi. Belki de hiçbir şey olmamıştı. Ya da olan bana olmuştu.

Buradan bize, serseri lakabını takıp, suçlu gözüyle bakan; memur amcalara sesleniyorum, züppelere konaklar, niye bize sokaklar!

Karanlık bastı yine bu semti, terso düştü yine hayaller; toplandı yine bütün semtin gençleri, hep dillerde aynı şey; Yok mu birşeyler?

Üstüme gelsene hayat! Ne canımı yakacak kudrete sahipsin! Ne kanımı akıtacak bıçağa! Yazılanı kaderim der yaşar; Alnım açık, başım dik giderim!

Kimi insan girdiğinde odayı aydınlatır, kimide çıktığında…Umutlara kanma umutlar bir gün imkansızlaşır, hayatı toz pembe yaşıyorum sanma her renk bir gün siyahlaşır.

Dıştan yakışıklısın dediler içimizdeki acıyı bilmediler, çok gülüyorsun dediler her gün ağladığımı bilmediler, hayatı seviyorsun dediler yaşarken öldüğümü bilmediler.

Bırakın bu ayakları. Karı kız için facebookta klavye kaşarlıklarını. Annenizi ezip, elalemin kızlarını baştacı yapmaları. Babanızın alın teriyle kazandığı parayla hava atmaları.

Biz ince belli sütun bacaklı diye sevmedik güzelim. Biz ateşin yanında barut, barutun yanında da ateş olsun diye sevdik. Ateşle barut yan yana olurmuymuş görsünler istedik.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.