Sevgiliye Özel Aşk Mesajları

0
783
Sevgiliye Özel Aşk Mesajları

SAYFA İÇERİĞİ: Sevgiliye Özel Aşk Mesajları, Sevgiliye Aşk Mesajları, Sevgiliye Romantik Aşk Mesajları, Aşk Mesajları, Aşk Mesajları Sevgiliye, En Güzel Aşk Mesajları, Sevgiliye Kısa Aşk Mesajları, Sevgiliye Özel En Güzel Mesajlar, Sevgiliye Mesajlar, Sevgiliye Özel Aşk Mesajları Facebook


Güzel sözler sitemizin bu sayfasını ”Sevgiliye Özel Aşk Mesajları” yer almaktadır. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızda yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz. Sayfamızda yer almasını istediğiniz sözleri yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.


SEVGİLİYE ÖZEL AŞK MESAJLARI

Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?

Yanlış olduğunu bile bile yürüdüğüm yolsun sen.

Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.

Geleydin bir çay içimi, sen çay dökerdin, ben içimi.

Ve aşk senin tenezzül bile etmediğin gözlerimde kaldı.




Sevgi ne güzel sözdür; dilinde değil, yüreğinde olanlara.

Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

Seni yeterince anlatmadılar diye gözlerime hesap sordum.

Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?

Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

İstediğin kadar uzağa git. Hep aynı gökyüzünü paylaşacağız.

Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın…

Tahir gibi sev mesela, özür dilerim daha önce gelemediğim için de.

O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.

Anılar üşüştü başıma dün gece. Sağ olsunlar, sabaha çıktım sevgili.

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına sen kalayım.

Kalbimi sök al yerinden eğer bir daha seni seviyorum demeyeceksen.

Yeter ki diline dolanayım; istersen bir küfür, istersen bir şarkı olayım.

Ertesi gün sana kavuşamayacağım diye uyumadığım geceler var benim.




Ben utangaç bir kalbi taşıyorum, sana aşık olduğumu ölsem söyleyemem.

Bazen aşk iki lafı bir araya getirememektir. Seni dersin… Tükenir nefesin.

Uçmak için kuş olmak gerekmiyor. Bir ”Seni Seviyorum”  yeter be güzelim.

Aşk ve yangın birini daima bitirir. Netice olarak ikisi de düştüğü yeri yakar.

Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna ”gün” demeyelim.

Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme… Yanıma gel, mevzu kalbimde!

Eğer adına eşlik edecekse soyadım, Allah için ahirete kadar senindir sol yanım.

Şart mı dudaklarımla kal demem, gözlerim çığlık çığlığa gitme diye haykırırken…

Sen benim yıldız kayarken tuttuğum dilek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.

Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.

Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığım sana!

Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem.

Aşk insanın kalbine sevdiğini tıka basa doldurması gibidir, arada hiç boşluk kalmaz.




Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.

Sen benim yaşadığım ilk şiir, yaşadığım ilk çaresizlik, yaşadığım en büyük boşluksun.

Sen yeter ki içinden de olsa seni seviyorum de! Kulaklarım çınlasa bile yeter sevgilim.

Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.

Günesin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.

Asma suratını canımın içi, benim canım kanıyor. Asma suratını gece oluyor sanıyorum.

Sonunda aşk acısı olsa da sev, çok sev. Usul usul gir yüreğime, kalbim bağrım çatlasın!

İsyan eden kalbimi biraz olsun duy yeter; aşka susayan gönlümü seveceksen sev yeter…

Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

Sen güldün ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım, içimdeki sıcaklığı.

Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.

Sen güneşin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin, sen hep kalbimde yatan tek sevgilimsin.

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın, sussan acıtır, konuşsan kanatır.

Seni gittiğim her yere taşıyorum, sevgili! O yüzden yabancı gözlerde aramıyorum gözlerini.

Aslında aşkı yağmura benzetmek lazım. Göğüne bir türlü dönmeyi düşünemeyen yağmura…

Bir deniz, denizde vapur, gökyüzünde martı, semaverde çay olmalı… Bir de çaya sen sevgilim.

Sen benim; bugünüme şükür, yarınıma dua edişim, azla yetinişim ve çoğa göz dikmeyişimsin aşkım.

Gözümle gördüğüm değil, gönlümde kördüğümsün. Çözmeye niyetim yok, sen benim ömürlüğümsün.

Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.

Nedir senin gerçeğin. Aşk kime yakışır, vuslat kime? Canı seni çekene mi, senin için canından geçene mi?

Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.

Okyanusla, gökyüzü gibiydik biz seninle. İkimizde maviydik, birlikte gibiydik. Aslında hiç birleşmemiştik…

Sana yerine getiremeyeceğim sözler veremem, fakat istersen hiç kullanılmamış tertemiz bir kalp verebilirim.

Yağmur olsan binlerce damla arasından bulur tutardım seni. Çünkü korkarım; toprak aldığını vermiyor geri.

Seninle gelen ne varsa bana, ben bugün hepsini yeniden sevmeyi seçiyorum, en çok da seni seviyorum sevgili.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. (Mevlana)

Bir kelimeye milyonlarca anlam yüklediğim felsefemsin. Sen olmadığın zaman anlamsız kalırım, gereksiz olurum.

İkimizin hayali de aynıysa ortak bir yerde buluşmanın zamanı gelmiş demektir. Mesela sen ve ben aynı hayatta?

Belki de konuşuyordur gözlerin. Ama ben gözce bilmiyorum ki. Sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum.

Yalnızlık bazen insanın kendinden bile kaçmaya çabalamasıdır. Aşk ise kendinden kaçarken bir başka yalnızlığa tutulmaktır!

Ömrümün en virane sapağında denk geldi sana düşlerim, seni seven kalbim ve saçlarına vurulan gözlerim oldu en büyük suçlu.

Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam…

Bazı insanların gidebileceği yerler çoktur, ancak sığınabileceği yerler hiç yoktur. Aşk bir bakıma sonuna kadar yalnızlaşmaktır.

Aşkın miladı sevdiğin kişinin gözlerinin gözlerine değmesiyle başlar. Önce tene değmeye çalışanlar miladı değil kıyameti yaşarlar.

Rüyalarını gül yapraklarıyla yatağını papatyalarla süsledim, üzerini sevgiyle örtüp tüm kabusları aldım ki en güzel rüyaları sen göresin.

Yarı dalgalı olmamalı deniz… Ya tam dalgalanmalı ya da tam kudurmalı. Ya ümit vermemeli sevgiliye ya da tam sevmeli. Ya da çekip gitmeli.

Kimseye sana baktığım gibi bakmadım. Kimseye sana yaptığımı yapmadım. Ben yalnızca seninle doyumsuz bir şekilde aşkı yaşamak istedim.

Sana hasret yaşadığım her bir saniyenin değerini bilirim. Çünkü sana kavuştuğumda çektiğim hasreti kutsal yapan geçmişin izleri olacaktır.

Seni gücümün yettiği yere kadar değil, hayallerimin ulaştığı yere kadar seviyorum. Hayal gücümün bir sınırının olmaması en büyük avantajım!

Sen bazen dudağımdaki gülücük, bazen yüreğimdeki ateş bazen gözümden akan yaşsın ama her zaman küçük kalbimde en büyük parçamsın.

Ben seni dün sevmedim, çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarin sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek…

Senden önce eksiktim… Şekersiz çay gibi… Sonra sen geldin çayıma şeker, yüreğime ilaç oldun, hoş geldin. İyi ki geldin hep bende kal sevgilim…

Sabahları seninle doğar içimdeki güneşin, gülücüklerinle sıcaklığımı arttırır ve batmazcasına daha çok ısınırım. Kaynağı sevgi olan ne batar ki hayatta?

İçimden bir şiir yazmak geldi. Yazıyorum, çünkü seviyorum. Seviyorum, çünkü hissediyorum. Hissediyorum, çünkü yaşıyorum. Yaşıyorum, çünkü seninleyim!

Canımı kapına, yüreğimi ellerine, ruhumu bedenine, uykumu yatağına, öpücüklerimi dudağına göndereceğim! Ve yemin ederim seni ölünceye kadar seveceğim!

Aşk seni koklamaktır. Senin kokunu alıp içime çektiğim, sonra sana kendimi verdiğim, her nefesin diyetidir. Seni koklamaya doyamayıp, zamanın durmasını istemektir.

Dün gece çoban yıldızı ile seni bekledik deniz kenarında sabaha dek. Denizin mavi sularında gözlerinin izi kalmış. Şafak söktü ben deniz kenarında kaldım yalnız sırılsıklam.

Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerden şarap olmuşuz, başka hayatlarda harap olmuşuz. www.incesoz.com Biz seninle bir denizin iki aşık balığı iken, başka sularda yüzüp durmuşuz, başka kıyılara vurmuşuz.

Hasretim sana yar, seni sevmem bir kızılcık çiçeğinin baharına dönmesi gibidir. Senin bakışların ömrümü uzatan bir iksir… Ve ben sevgili, şimdiye kadar hiç kimsede hissetmediğim duyguları seninle yaşıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.