Şeyh Edebali Sözleri

0
1807
Şeyh Edebali Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Şeyh Edebali Sözleri, Şeyh Edebali Dini Sözleri, Türk Büyükleri Sözleri, En Güzel Şeyh Edebali Sözleri, Şeyh Edebali Osman Gazi’ye Öğütleri, Kısa Şeyh Edebali Sözleri


Güzel sözler sitemizde bu sayfamızda Türk büyüklerinden Şeyh Edebali sözleri bir araya getirilmiştir. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızda yayımlayabilir, bizlere yorum bölümünden ulaşarak görüş ve önerilerinizi belirtebilirsiniz.


ŞEYH EDEBALİ SÖZLERİ

”Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme!”

”Sen seni bil; ömrünce bu yeter sana.”

”Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârlarında savrulur gidersin.”

”Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı. Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.




”Ey oğul sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın.”

”Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.”

”Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.”

”Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler, ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.

”Güceniklik bize; gönül almak sana.”

”Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!”

”Suçlamak bize; katlanmak sana.”

”Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.”

”Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez.”

”Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.”

”Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.”

”En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.”

”Açgözlü ile dost olma: ikram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez; üzülürsün.”

”Faydalı ile faydasızı ayırt edebilenler, bilgi sahibi olanlardır.”




”Kibirliyle dost olma: hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez; üzülürsün.”

”Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma.”

”Bey memleketten öte değildir. Bir savaş yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya dinlenmeye hakkımız yok çünkü zaman yok süre az.”

”İlim bil, irfan bil, söz bil.”

”Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.”

”Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin.”

”Yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

”Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.”

”Ukalayla dost olma: çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzülürsün.”

”Üç kişiye acı; cahiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene, hatırlı iken itibarını kaybedene.”

”Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir…”

”Usul bil, adap bil, sınır bil.”

”İkram bil, kural bil, doyum bil.”

”Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.”




”Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.”

”Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin.”

”Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teâlâ yardımcın olsun.”

”Gördün söyleme, bildin bilme.”

”Sabır kara bir dikeni yutmak, diken içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamaktadır.”

”Görgüsüzle dost olma: yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez; üzülürsün.”

”Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.”

”Namertle dost olma: mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün.”

”Cahil ile dost olma: ilim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün.”

”Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…”

”Hal bil, ahval bil, gönül bil.”

”Hayvan olur semeri kalır; insan olur eseri kalır. Gidenin değil bırakmayanın ardından ağlamalı.”

”İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır.”

”Şu üç kişiye acı: (1) cahiller arasındaki âlime, (2) zengin iken fakir düşene ve (3) hatırlı iken itibarını kaybedene.”

”Bundan sonra  öfke bize; uysallık sana.”

”Kişinin gücü günün birinde tükenir ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı kapalı gözlerden bile içeri sızar aydınlığa kavuşturur.”

”Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.”

”Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkâr ve iradene sahip olasın! Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz.”

”Kimsenin umudunu kırma.”

”Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü zaman yok, süre az!”

”Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.”

”İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!”

”Saygısızla dost olma: usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün.”

”Mert ol, yürekli ol.”

”Beyliğini mübarek kilsin. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin.”

”Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz.”

”Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.”

”Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”


ŞEYH EDEBALİ’DEN OSMAN GAZİ’YE ÖĞÜT

Oğul,
İnsanlar vardır, şafak vaktinde dogar, aksam ezanında ölürler.
Avun oğlum avun.
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın.
Ama:
Bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatli ve iradene sahip olasın.
Dünya senin gözlerinin gördügü gibi büyük değildir.
Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacakır.
Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme.
Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbeti itibar olmaz.
Üç kişiye acı:
Cahiller arasındaki alime,
Zenginken fakir düsene,
Hatırlı iken itibarını kaybedene.
Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.
Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
“Ey oğul! Artık Beysin…
Bundan sonra öfke bize, gönül almak sana…
Suçlamak bize, katlanmak sana…
Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görme sana…
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana…
Kötü göz, som ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana…
Ey oğul!
Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana…
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…
Ey oğul!
Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz…
Şunu da unutma:İnsani yaşat ki devlet yaşasın.
Ey oğul!
Yükün ağır, işin çetin.
Allahü Teala yardımcın olsun!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.