Şiir Sokakta Sözleri

0
3280
Şiir Sokakta Sözleri

SAYFA İÇERİĞİ: Şiir Sokakta Sözleri, Şiir Sokakta Yazılar, En Güzel Şiir Sokakta Sözleri, Etkileyici Şiir Sokakta Sözleri, Kısa Şiir Sokakta Sözleri, Duvar Sözleri, Duvar Yazıları, Şiir Sokakta Sözleri Facebook, Şiir Sokakta Kısa Sözleri, Şiir Sokakta En Güzel Sözleri, Sevgiliye Şiir Sokakta Sözleri, Sevgiliye En Güzel Sözler


Güzel sözler sitemizde ”Şiir Sokakta” ya ait en güzel duvar yazılarından seçmeler bulunmaktadır. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızda yayımlayabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz. Sayfamızda Yayımlanmasını istediğiniz sözleri yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.


#ŞİİRSOKAKTA SÖZLERİ

Herkese selam, sana hasret.

Mavi gibisin, her tonun güzel.

Yerinde edilen küfür şiir gibidir.




Yüreğimdeki duruşunu seviyorum.

Aşk gelecek yerden şiir esirgenmez.

Sen mavi giyin, ben denizi unuturum.

Bir ihtimal daha vardı; felaket oldu.

Tahammül gerek özlem iyice arsızlaştı.

Atom bile bizim kadar parçalanmamıştır.

Sen onlar gibi değildin. ”Anlar Gibiydin”

Çünkü benim neyim varsa, hepsi sensin.

Senin gülüşün ilkbaharda daha renkliydi.

Ölüm değilse bizi ayıran, yazık olmuş.




Yanlış insanlar için uykusuz kalmışız.

Beraber yıldızları sayalım bitince gidersin.

Önüne bakmasan diyorum, çarpışsak artık.

Sen benim yerde bulduğum gökyüzümsün.

Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.

Gülümse biraz ilaç alacak param yok çünkü…

Yemin ederim intiharsın sen seve seve edilen.

Sefaletimin nedeni yok’sulluk değil, yoksun’luk.

Söylediklerine değil ki, ben sesine inanmıştım.

Bütün filmlerini seyrettim, O sevdiğimiz artistin.




Yanaklarım dururken canımı sıkman çok saçma.

Bir mısra daha söylesek, sanki her şey düzelecek.

Çayı açık severim ama seni çok koyu sevdim ben.

Bana da yazıklar olsun. Çağırsan yine geleceğim.

Sana bir enkazdan çıkmış gibi sarılayım mı?

Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.

Yarından bir şeyler beklemekle geçiyor ömrümüz.

Her ten haz verse de her omuz huzur vermez…

Sevmiyorum artık, bayram etsin papatyalar…

Kiminle yaşarsan yaşa, kalbindekiyle yaşlanırsın…

Kendini vazgeçilmez sanan herkesten vazgeçtim…

Kahverengi gözleri var fakat gökyüzü gibi bakıyor.

Ve aşk senin tenezzül bile etmediğin gözlerimde kaldı.

Derdimin dermanı sensin. Bana bir duanın amini gerek.

Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?

İkimizde maviydik aslında. Fakat ben gökyüzü, sen deniz.

Duvarlara şiir yazmak varken poster asıyorlar Cemal Abi.

Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

Benim olmayanın ederi vardır, benim olanınsa değeri…

Gözlerin daldığında, düşündüğün ben olsaydım keşke…

Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.

Gidecek zamanı buldun. Tam da kokunu ezberlemiştim.

Sukûtun da bir sesi vardır. Onu duyacak yürek lazım.

Sokak lambaları 07.04′ de sönüyor. Seni severken öğrendim.

Başka havalar getir bana içinde biraz bahar olsun biraz sen.

Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

Kızgınlık çok gürültülüdür, oysa kırgınlık ne kadar da sessiz.

Ve ben hala karşılaşma ihtimalimiz olan caddelerde turluyorum.

Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf

Nasıl biriydi sorusuna, Kim? Diyecek kadar unutmak istiyorum.

Ben küçüktüm. Önce onunla tanıştım, sonra acısıyla. Büyüdüm…

Şimdi ben bu hayatı “düzene” mi sokayım, yoksa “üzene” mi?

Bardak bardak. Bir denizi boşaltmaktır, Bir seveni unutmak…

Boş adamın tekisin dedi. İçimde sen yoksun ya ondandır dedim.

Hep o dini mesajları 10 kişiye göndermedik diye bu haldeyiz.

Ben sana yanarken, sen hangi kuytu köşede, kimlerle üşüyorsun?

Nasıl gittiklerini görmeyelim diye vardır belkide göz kapakları…

Sancılı rüzgarlar yarama değiyorda, seni alıp götürmüyor içimden.

O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.

Bir sigara daha yakalım mı? Uzakta olupta burnumuzda tütenlere.

Umudun bir rengi olsaydı, mavi olurdu deniz gibi, gökyüzü gibi sonsuz.

Ve beni birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi.

Herkes kaybettiği kadar içecekse; o masadan en son ben kalkarım!

Tehlikeli sayılmam artık. Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.

Bir gün belki seninle aynı evin elektrik faturasına ”Oha Lan” deriz.

Sanada kırgınım papatya! Bir seviyorum’u sığdıramadın onca yaprağına.

Güneşe karşı durdum sabahları. Geceleri bir başıma yıldızları bekledim

Bazen aşk iki lafı bir araya getirememektir. Seni dersin. Tükenir nefesin.

Geceler onunla güzeldi. O gitti, ne gece gece. Ne de güzellik var gecede.

Ben senin en çok sesini sevdim. Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi.

Bugün gökyüzü ayrı bir mavi, bulutlar ayrı bir beyaz, kalbim ayrı bir aşık.

Benim mutlu olduğum tek yer; Onun bana dualarında ayırdığı yerdir…

Yaşamak ümitli bir iştir sevgilim. Yaşamak; Seni sevmek gibi ciddi bir iştir.

Sevmek her zaman yaklaşmak değildir. Bazen uzaktan seversin çok uzaktan.

Ben seni bizim olmayan şarkının nakaratında, sabaha karşı beş gibi sevdim.

Sonra birbirimize ”iyi geceler” demeden uyumaya başladık. En acısıda  buydu.

Aramızda dağlar, yollar, yıllar var iken. Beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş.

Bir şehir ol. Mesela Antalya gibi. Deki; Denizim kuruyana kadar seveceğim seni.

Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye, bende mecbur değilim çocuk büyütmeye…

Beynimde cevabı ölüm olan bir soru; Aşk yalan ise, yüreğimdeki acı niye gerçek?

Benim şiirlerim çay kokar/ Düşlerimde sade sen/ Demlikte nefesin/ Bardakta gamzen.

İlla ki vardır bir umut, kaldır başını göğe bak. Belki yağmur yağar. İlla ki vardır bir umut.

Gözlerin ülkem gibidir. Kokun özgürlük, ellerin direniş, kalbin ise bende ki devrimdir.

Açık çay içerdi hep. Demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.

Sen güldün ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım, içimdeki sıcaklığı.

En çok yağmuru severim ben. Yağmur darılmaz mesela, ne üstüne basana, ne şemsiye açana.

Sevdan, midyelerin kalbinde yatan incilere benziyor. Bıkmadan yüreğinde bekliyor, büyüyor.

Git diyorsun da, olmuyor işte git demekle. Ben de sana sev diyorum mesela. Sevebiliyor musun?

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Yine gece yine hüzün ve yine içimde sen… Ve yine biliyor musun? İçimde sen olunca hüzün de güzel.

Aynaya baktığımda değil, gözlerine baktığımda görmek istiyorum. Mutluluğun üzerime yakıştığını.

Ben; beni unutanları hiç unutmadım. Usulca katlayıp bir elbise gibi yüreğimin çekmecesine sakladım.

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu. Hani kurşun sıksan geçmez geceden. Anlatamam nasıl ıssız, nasıl karanlık.

Gitmek unutmak değildir. Sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyorsun.

Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.

Belki de konuşuyordur gözlerin. Ama ben gözce bilmiyorum ki. Sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum.

Gecenin rolünü üstüne alma kadın. www.incesoz.com Uykuya dublaj yapma. Şairlere, şiirlere kanma kadın, kapat gözlerini bu sahnede ölüyorsun!

Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazıma düğümleniyorsa lokmalar, buluttan nem kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.